Cahit Zarifoğlu

Şekiller

karanlık basmadan ovalarımakainatın duru illetsiz aydınlıklarıkatılaşırken çocuk ruhlarındakaranlık basmadan kararmadan taşıtlar

et kemik taşıtı tam damayalanmış yüreğimin hamuruve ne yakıp kavuranyaklaştırmayan kalıplarahiçbir daraban olmadanziynetli topraklara dayanardağ akıntısı yer cazibesine mermut akan lavkatiyeti heybetiyleakıpdağ'la terbiyeli bir insan eli olan elinle şekillenmeye hazırkenNEREDE BULABİLSEM SENİyetişip dizüstü düşebilsem eteklerine

karanlık basmadandünyayı kapatan karanlıkelimizde kılınçben ince işler ustası musakardeşim ya ki heybemdeğişince kubbeli evimgirdabım -tövbemkapımın önünde akan ırmaken zengin denizcisi incilerin -uzak şarklara yollanan elçilerin

kelimelerokyanusla yarenliğe dalıpçoluk çocuğu unutacak kadar bol ve bereketlibinlerce yılçün kurulmuşbir zemberek içimizdeağzımıza boşalttı onca sözdenbirinin heybeti ve lezzetindendamağımız çatlamakta

ya ani karanlık'inanana rahmetinaçsıza esef' olan

(hiçistandabir rüzgar belirmişkulağımıza gelirbir ey muhalif rüzgar ki oyropeiş örneğihafifçe terli bedenin krondeligöz dikmiş duyduk kimeni yataklarına bile)

/japonya büyür büyür bir güntoprağını denize yayarakpeygamber sözüne ordan hizmet olur/

kucak açanlar kadar geniş istekligöçüp gelenler kadar hafifaz'la doyan yük olmadan

ve başlarkimin yüreği daha yüce yarışı

musa kardeşim ağlamaktan mıokumaktan mı az uyumaktan mıkan gölü gözlerin

her an karanlığını giyinecek gibisinne kadar uzun sürüyorta içinden gözlerine gelmesi dikkatin

karnın ne kadar küçük ve içerdeince belinfazla kabarık değil kemiklerinden etlerinbiliyorum ancak senbu kadar yetindikçe ve ekmeğiböyle mübarek tuttukçadoyar karnı çinin hindistanın amerikanınsen olabilirsin çaresi

su içindesusuzluk hissinden ölen kimselerin

musa kardeşim haya'dan mıboyuna posuna güzelliğine rağmenhafifçe kıvrık omuzlarınhafifçe eğik başınhele terazi tutuşunzarifsapasağlamve artıken insansız çöldetek başına kalsa bileeğilmezken adalen bileyine debir nebzesini tutsa yüreğindeki tartarkenki dikkatinikiye yarılır bir su aygırı

ve çocuklar tuz yalarken çocuk avuçlarındanNEREDE BULABİLSEM SENİbaba bıçağını ağır ağır çekerkenYETİŞİPana dalgın ve su dibinde yürür gibiDİZÜSTÜ DÜŞSEM ETEKLERİNE

ana dalgın ve su dibinde yürür gibiüzüm tiyekleri ceylan dolu etekleri

1

çocuklarkurtulamazlar yanaklarına konan yaradanolmadık anda bırakılırlarsonranice sonrahatta bazen karanlıklarına uzanırken kadar sonraüzerinde gözyaşı izlerisenelerin izleri ile yol yol kalmış yanaklarımahzun yayılırancak görünür güzel dişleri

ve 'kuşlar da kaderle uçar'