Cahit Zarifoğlu

Meç

Ağaçlara kılıçlara benzer çocuklar çıkıyorerikleri itiyorlarerikleri onları yırtıyorellerinde dürtme silâhlarıplaj yıkıntılarına çarpıyorlar

sarsıntıyla akıyorayaklarını ıslatanyaprakların gergin dallarında yüzücü nehir

gerginlik balık kanadısertlik gözlerine yakın gelmişsuçlu ağızlarında çiğnenmiş bir gemi

çocuklar elleriyle dalların uçlarındaki eriklerebir mahzendeki uzaklığa kayar gibi

Gerçekler başlarına konan çiçekleryapraklar boğuluyoryorgun bir meyve daha geliyor ağaç kökünden

bu sırada tramvay geçiyorve duruyor fidan küçük ağaçgöğüne üç ayak yaklaşmışilk koçanını ezberine biliyor

her an ürperti geçiriyorodaya sokulan yemiş

odaya sokulan yemişgöz hapsi

evinde durmayı seven kadınlarmermerle sıvıyorlar çocuklarınıtop uzağa yakına çağırıyorhep bir noktada kalan adamvarmaya doğruluyorsulardan sorulmayanama sulara yatkın anılarınasevgiler koşturanpencereyi parça parça aralayıpdenize açılan bir sokak kadını

denize açılan çuha kadınınıaçıktan geçen son sağlığa bağlamak içinmakine ustasıamma da mideli yıkılmadan geliyorve sırrım sessizliğiyle çalışıyorsa başına bengittikçe soğuyan ve soğuyan benekmek kırıntıları döküyor

her zaman yaprak duşları başlıyorserpilen kuşlar çimen düzlerinegelip bir kısrağa yakından bakıyorlar

kuruyan ağza kapak göze kapakçölüne atılan zarsulardan serpme balık

deniz görününce kargılar atılıyorkarlı yamaçlardankızgın kumlara erenler kaydırakarkalarından aç karınlısevilen kurtlar iniyor

ağaçlar dimdikdallarında gergin suhaber gibi bir şey bekliyorlarkökleri toprağı geziyorbir yatağan aşırı gitti mizındana çıkıyor kök ucu

zufa bir cins ağaç

Devlet sokağını tek başına bir ayyaş geçiyorKente verdiği cevap pandomim

başı bir gölge altı açıyorhotozlu kadınıylahovarda adamıyanyana koyunca yatakyaşama simidi

şimdi eskimolara bakınkadınları fok balıklarındanbunda yataklara giripsımsıcak çoğalıyorlardenizlerini kargılarını köpeklerini yemeklerini kayıklarını ve kaygılarınıayı balıkları bekliyorvebaşkentte korsan gülçin dil balığı

yelkengelmek üzereyim gelmeye hazırşaramla doldurdumsözleri ağarıncaya bu geceyihartuç ve hece

göğsü kızgın köpüklü tayfasışişti mi kadın kollarınıkadın ellerini biçimli gergin tutaninsanın su başı rahim

kelime yorgungece soldu çançan ve çayırsuçsuz çocuklara koridoryapraklar balık pulubalıkçılar pul pulyalnızca bakışlarını kırpıyorlar dokununcaçatılarda kirişlerde serin dubalarda

artık göze bakmak oyunu yok