Cahit Zarifoğlu

Koşu

Mağaralar taştan yolcu örüyorBöyle üstünlük görülmemiştir bir bebekGöğü sevmeyiVe yerden korkmayı biliyorKendine bir ses bekliyor bir sarıkAleme tanrı

Bir bebek susar nihayetSezer de ağaçların otlarınTopraktan çıktığını

Bir bebek ağlarBir bebek mor ağzındanBilinir söyleyince

Zerdüşt nereye gittiyseHep kartalı gördü

Ve güneş tek hüneriyleBir yaprağı kertenkeleyi çakıltaşınıVe mor olduğunu suların

Beyin tırtılTaş taşlar taşlarınDipsiz süresiz seslerine tırmanırÇünkü ses katlanırKazılır kayalaraSes geçilir iki kaşın arasındanSonsuz nefes alırÜlkedir dudakta

Zerdüşt neredeyseKartal orada yığınakOZincirli ayakların durmadan çıktığıTek bir basamak

Kaya gözlü ağaç saçlıTaşın içindeki böcekBu ilk fırtına kapısında

Taşın içinde böcekTaşır kendini yürürBedenini bir uçtan bir ucaNabzı vurur dinler şaşırırÇalışan eşyasını yakalarSorar fare kuş balık

her şey kendi yerindeTaşın içindeki böcekKi inanırVe çatlar taş

Gök eğilirO geçer kartalıyla

Yüreği büyülenir burkulurGözleri gerilirAğzından bir donanmayla beklerMermer yerine şahlanırÇizilir kanar

Bardağa ilk düşen damlasındaUyuyan güvercinVe ilk taşan damlasındaBir azgın güvercinBulutları saçlarından sürüklerBayram yerlerini geçer hızla

Bir sabah kartalın bembeyaz kadınıylaDağlardan düzlere nehirlerleÇırpınarak çığlıklar atarakODurmadan saratustra