Cahit Zarifoğlu

Kartal Ölüsü

TabutunuzPırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyorDemek taze ölülerdensiniz hemşehrim

Kan akıtılmadankesildi damarlarınızın sıcaklığıSöyleyin kim yokladıBir ateş salmayla içinizi

Şimdi doya doya seyredin gövdeniziKalabalıklardan eli mızraklılardanOtomobillerden nufus patlamasındanVe o koca denizlerin kirlenip ağrımasından

KaçıpBir kırevi çitinin arkasında papatyaların içindeÖnünüze çıkıveren teneşir tahtasındaNasıl yalnız ve manasız ağlamaktaŞimdi doya doya seyredin gövdenizi

Bir beyin mimarı bir yaşlı kadınKapının aralığını dolduran çocuklarGiysilerinde başdöndüren bir sersemlikleEve dolan komşular ve damın üstünde göktenBir kartal ölüsü düştü

Daha girmeyin oraya - melekler hazır değilNasıl da alıştınız ölümünüzeYaşamın daha en tatlı sevişmelerindeElleriniz en ılık anlarda beden tutmalarında

Gidiyorsunuz ya gülüşüyor çocuklarHerbiri o kadar güzel ki artıkSalıncak çelik çomak ve rüyalar yok artıkHarp oyunları bile unutuldu dönemeçlerde

Ölüm gelemiyor tıkalı kapılarNasıl ki elindenkurtularak kaçmak isteyişlerSeni nasıl sürüyordu içine çürüyen uygarlıklarınOyuklarındaKötü bilmece kutuları tariflerYozlaşan hünerler

Şimdi vuruyor eşyalaşan göğsümüzeKabuğu yosun bağlayan döşümüzeİçerden o

Isın odanın köşelerini dolanarakYatarak değil dolanarakYatarak değil rolanarakBin uykusuz gece bitirdinYeni bir uykusuzluk binliği açCamlarada gece başladı bileArtık oda açılabilir kendine

Can çağrılıyor odayaKaranlıkta ve seninle dolsun odayaYürüdükçe dolandıkça oda durmuyor artık evin içindeSenile deniz kıyılarında ormanlı sırtlardaKırda hayvanlardaDüşündüğün buluşlarda bulunduğun kurtuluşlardaİçinde sen olan bir oda

Koş o önden gidenİnsanı bulup onu durdurmayaGüçlü kalın pazulu oğlu aslan yavrusu gibi olanÖnden giden insana.

Gebe bir kadını durdurdu erkeklerSaçlarından çekip yolunu kırbaçlıyarakBaşında dolanan ak kuşlarıSerinlikleri kovalıyarak

Elin değiyordu ah ah banaben kendimden uçarak etimdeki didişmeleritakılıp düşen kadınlarla kovalıyarak - birdendüşürülmüşsahipsiz çehrelerle karşılıyordukfır dönen meydanlarda yardımsız yürüyemiyen insanlar

Hiç. - Soruyorduk bu beyaz kuşbize gelen ellerindenbulanarak ve o kız çocuğu (bu nasıl olur)şak diye düşürdü yoldagazete satan adamın gözlerinin içindeçıkmıştı bakınıyordu gererek önünüve derinden duraraktüllerinden kopan içim bırak ki dalgalansın

Ki kim kovaladı bu yönde kaplanlarıbizi yiyen aç kurt mu o nedeno neden kıpırdıyaraksarı mor bizi kimden daha iyi koruyarakdaha iyi bir konuklukbizi sevdayla allaştırano umulmadık açlıkları kapımıza salanne olur ne olur bırak bırak iyice kendimde olayım