Çocuğan
bu bir geç kalıştır.akşam duruşlarındaalna vuran ürpertinindireklere benzeyen düzenligizlenik adamında bir kadınbir geç kalıştırtaş kapıdan ürkek bir güvercinaşağı sokaklara uçuşan saçlarıylailk akşam vuruşuna kadarardında gizlenir bütün seslerinbu koşu büyür elbetgeçmiş bilinen çehreler sırasındanaçıkça saçları belirirbir gözleri bakardudakları gizlenir ağzınaburada yoğun bir savaştaninmek gerekiyorTaşlarla koşuyuen yakın sonunaörtmeligüçleri buğudan atlarıkırbaçlarlakavga gider yol uzayıncabitirir şarkıyı şapkaylaşaraba sabahsızuzanan ellerebir keklik dimdik bakınırbir kazanca dokunur aklıylaDünyasırtına çevrilmiş hamalınyorgun kalkışışehrin torbalanmış sıcağınakalabalık bir şaldasınarkandan bir şovalye gelirüzgün ve eskizincirlere benzeyen yanlışlarıylatutarsa kolunu özgürlüğüne tutarsen savrulup gülmektesindağı anlarım durur kızmadıkçadağılır buzlar yolları kesilinceakla dümdüzdemir atıp ancak durulansedirsiz taş kapıdasevecen gezdirir ellerinisürdürür çocuğan çağındasürmeliaçar ordularını sevgilimdirkurar çadırını bir tiyatro kahvesinealtıncı kata bir denize yükseliranlatır haftalarcatelefonda susta durankapıda bir saat vuruşunun önündesilahsız duran serçeyisenbir şehir açsında çevrilensinbu koşan eski ve solgunAşkınikinci serpilişin bir yüreğetuzaktır adını bildirmekama bir şarkıda geçer adımızsahipsiz vuruşuyla ispanyolun biribir balıkla yan yana sorulurbarıştıramazsa bizidenizler adına ne duymuşsahepsini çizdirir ve üzgünbir kalkışla çıkar karşımıza