Cahit Zarifoğlu

Akşam Sofrasında Yedi Kişilik Bir Aile Oyunu

IÖnce kim - "önce sen"Dirilen bir işci olmalıyım. Öyle olmalıyım ta eskiden(Ağlayarak) anlamlıydım olmalıyım anlıyarakİşci türemedi hiç bir şey türemedibezirgan ölü tükendi köle ölü bittibir yazı sağdan sola kıvrılarak eğilipbükülerek bir şekil almalıydıönce kim - "önce o"dirilen bir işçi olmalıydıİşçilik kime kaldı görüyorsunuzçocuklarım"çocuklarım nerdesiniz" baba sofrayı hoplatarakBaba tanrıya yalvarmalar"işçi miyim değil miyim"durmadan kendini yorarak kurcalayaraksoruyor (bu kim bizden değil)Kendini darağacına atsaağırlığı az gelir boğulmaya - ve atmadıBeni mi adasalar iyi olan benidiledikleri yerine gelsin diye kurbançünkü hep budanmışım gibikoyun bazen horoz gibi algılıyorum bazen omuz etlerimi"intiharla (oysa mı) bir çelişmeydik eskidenyasaktık intiharlacanımızın hakkı üzerinevaramazdı elimiz"intihar bulun intihar kurbanlara"onların değişen sesi bu ağabeyleriminsofrada apaçık duyuyorum iştekendilerinden kaçıp koşuyorlar bu sofra boyunca"nasıl olur ama tohumları babamın""nasıl olur ama başka bir ırk""Başka bir ırk mı" sürüyor onlardanBu ev sofrası kuruldukçaCamlar kaykılıyor ve bahçede ağaçTehlike kuşları kaldırıyorDüşsel bir oyun olan çocuklarLar - onlar laronlarhala sağdan sola yazılan babambozulmaz akıllar kullanıyoryaşlanıyor ama bozulmuyor ve diyor"çünkü bozulmazdan yapıldıkBu ev sofrası kuruldu önce babaOraya pencereden ağaca ve kuşlara"çünkü ağaç işarettir içimizin sorularınakuş işarettir doğup ruhlarıdev gibi sallanan çocuklara"Bu ev sofrası kuruldukça anaOradan pencereden ağaca ve kuşlara"çünkü ağaç problemdir çok karışık bundan böyle aklımkuşlarsa uçar gider uzaklara"O başka yargılar öteki başka bakarEllerindeki meşalelerle topraktaki kovuklaraYaklaşan laronlar lar - onlar çocuklarabakıpbakıp sofraya. Anayemeğe yaklaşıp ekmekle koklaşarak/ "bereketli küpleryağ küpleri ne demek bilmez bunlargeberesi dinsizlergel ekmek keseyim seni" /"Koklaşmak mı ekmekle savaşmak"Anaya onların gönül kıran sesleri ağabeyleriminİ'yle başlayan ve birbirinin aynı isimleriYani i ile i ve i'yle ii olur mu i "diyor"İki değişik ad olmalı onların ki"iki değişik ağbeyim benimyok mu ki"Sofrada önce arkaya sallanarakkız ekmekle alışveriş etmeden"Kız o çünkü oğlan değil"Küçük oğlan bakarken söylerken bunu anayaHepsi nedenli ayrı ekmek başındaSarmışlar sımsıkı beni gibiHep adanmışım gibiYerine gelecek ne bana göreKurbana göre mi bu adak"KardeşimBenBaşıboş bir kamaya saplanmışım gibi""Peki ama" küçük oğlan"Ne demek kamaya saplanmak""AğabeyimBenÇizilmiş bir yaşama atanmışım gibi""Peki ama" i ve i"Kim çizebilir senden başka senin yaşamını""Anneciğim benKaskatı bir esirliğe keptirilmişim gibi""Peki ama" ana"Kepmek mi ne kepmekiKendine iyi bak önce üşütme ciğerlerini""Kardeşim benYüreğimden böğürmek üzereyim gibi""Peki ama" kız kardeş"Yürekle böğürmek mi dedin.Öyle bir şey mi dedin""Babacığım benAyaklarım baltayla kesilmiş gibi""Peki ama" baba"Ayakların... Apaçık uydurma ayaklar senin ki""Yepyeni güçlenen ayaklar onun ki" i ve i"Bak kardeşim kamaya saplanmakşu demektir ki...................................." ben"O var çünkü tanrıO çizer onun yaşamını" baba"Kaskatı bir esirlik.../çok acı/.. " i ve i"kaskatı kaskatı kaska kask kask kask " kız"Kendine iyi bak..." kız - annebakışarak ciğerim onlar benim"Ayaklarım baltayla kesilmiş gibi mi" küçük oğlanÇünkü kardeşim dedem dedemin olmuşu muyumben"Olmaz dedenin olmuşu - Ulmuş deden" i ve i"Ulmuş mu yani benim babam" baba"Dedem senin baban mı ki bana" ben"ben dedem deyince..." ben"hah hah haa-" i ve i"hah hah haa-" ben"bir kediyim ben" birden"bi hayvanı evin" kediSarmışlar sımsıkı beniHep adanmışım gibiYerine gelecek ne bana göreKurbana göre mi bu adakBaşıboş bir kamaya saplanmışım gibiÇizilmiş bir yaşama atanmışım gibiKaskatı bir esirliğe çöktürülmüşüm gibiYüreğim bögürmek üzere gibiAyaklarım baltayla kesilmiş gibi"Kandırma beni çocuklarımbozulmaz'dan tutunun - bırakın öyle öleyim" babaBaba halk oldu baba helk değilSarsılıyorum ve içimdeki hayvan perdeyi aralıyor ve/ anlıyor. /Bakamıyorum başkalarının yüzünden başka yüzeKendimeEn sağlam sesleri söyleyin ağzımEn geçerli ilkelerini dünyanınSessiz atılıyor (devinim kayarak)Sofranın dibine kedi (sesler var)Önce Hamit "kedi kayınca sofranın dibine...""Hamit mi Hamit kim" sofraElim korkunç uzanın üzerine kedininÖpmek ister gibiyim kedinin üçgenini(Ellerini) Kollamak kapmak ve kaçmakınıKedi yapmazsa bunu çünkü kedi değil"Biz bir şey yapmalıyız galiba - ama neyi"/ "daha yeni mi sordun bunu çok mu yeni" / ekmek"Yüz yıldır sormadımSoranın ardına varmadım da...Elim yakanda dirlecek orada.." sofraSonra i ve i iç içe ses çıkarmadan/ "ben i'yken"/ i ve /"Ben i'yken" / ive sesli olarak sonunculardan ayrılarakaltı asrın sonuçlarındansonuncularından ve içeriklerindenkorkunç kaçarak"bu yemek daha ne kadar sürecek hiç bir zamankediyi oradan kim kovacak hiç bir zamanBaba senÖnce yeni bir işçi savunması yap"Baba anadan yaklaşık olarakBir erkeklik ayrımı üretti erkeklere üleştirdiFakat onlar babadan ayrılarakAna babadan tüs tüm yaklaşık olarakBir kızlık ayrımı yalınladı sivrilttiKızlarla ortaya attı belirlediFakat kızlar anaya yaklaşık kalarak...............................ötürü başkaldırarakKuzeyden güneye parıltılara avuç ve bağır açarakKuzeyden güneye parıltılar kafkas farlarıPırıl pırıl pır işçileriPırıl pır emekçileriParıltılar (ötürü) dayanamadan"Bu yemek daha nasıl sürecek hiç bir zamanKediyi oradan kim çıkaracak hiç bir zamanKedi tıkınamaz sofranın altındaKavanmadanBabamızsanYeni bir işçi savunması yapDedeni savunduğum gibi ve padişahını"baba hemenve hemen benBaba değilse fakat ben (cevval) hemen- Abdülhamit -Eşya ve şehir dürtülmüş gibitürbelerden elktrik geçmiş gibi"hortlak var" i ve iKoro gibi bir aşikar dikleniş gibiDuyuyoruz yoksa bir alisinasion isteği gibiişte işte işte gark oluyorlar"işte işte Han Han. Dünyadan ve besmeleli rahimmazgallarındanYumurtanın içindeki canlı kavgadan""boy atsın boy atsın"Tarih ve zorbaların paçavralaşma işareti"ah işte işaret"- işte işte işaret- Abdülhamit"dur baba yeni bir işçi savunması yap" i ve ii le i ve hemen ses olmadan birbirine kapanarak/ "nedir ki bu Abdülhamit" /Safra (görüyorsunuz) nasılda uzuyor ana çok uçta kalıyoruzaktaAdetaÖteden o ufacık bedendenKim sorabilir kim araştırabilir kimbilirsalondaki gizli bir düzlükten"Anayım ama dayanamam daha da"Çekilip ağlasam mı odayaAcabaAcaba mıyım yoksa ben"Yeni bir işçi var ortadaİlk defave sofraBaba ana ve i ile iÖldükten sonra dirilecek bendeki beden ve ruhdiyen ben"inanıyor muyum gibi""ne gibi inanır buna baba ve ana""ve hakçası başkaları"Küçük oğlan yarısı içten ses olmadan"Babacığım anneciğim ağabeylerimKız ablam ve senBen de dirilir miyim öldükten sonra/ Ruhum da dirilir mi öldükten sonra /Ben de / hesap verebilir miyim / öldükten sonraDerslerime çalışır büyüklerimi dinlersem"Kız ansızın açılır en cinlisi"/ Bir kız neye inanır inanabilir kiEn iyisi en doğrusu şu kiGüzelim ben - ErkeklerseKıza benzemiyor hiçBize dayanamıyorlar bir de hiçAklımda tutmalıyım büyüdükçe hep bunuAman hiç unutmasam bunu /- sesizdi şimdi birden ses olarak -Ya unutursam bir de"döndük baktıkKızardı yüzü"Ne güzel kızarabiliyor yüzü" baba ana ve benYeni bir işçi var ortadaÇok yeni bir işçi sürüyor dedemdenAyakları ta oradan toprak diplerimden"Abdülhamide ölüm" maymun"maymuna ölüm" AbdülhamitÇok yeni bir işçiyle geliyor dedemdenGüçlü müO kadar da mı güçlüDaha değil yanılmıştık bir yerdeEylem olmaz düşünüp düşünüpHah; demedenKedi sofranın altında üçgeniyleKedi dediğin böyle yaratılmıştır"Ben kediyim sadece - Biliyorum daAnlıyorum da işçi deninceYakın buluyorum kendimeGaliba ciğerÖyle bir şeygibi bir şiy olmalı""Bağırıyorum sofranın üstüneBağıracağım yemeğin ve ekmeğin içineYeni bir işçi geliyor kendine""Sus" diyor i ve i"Sus biz yücelteceğiz emeği""Asıl sen sus tanrı yüceltmiş bir kere"Tanrı mı"çok bulanıyoruz" i ve i"Ekmeğe alın terinden önce kanDuadan ve bereketten önce kan(ben kazandım onlar da kazansı yeterince) den öncekan kankan kin öfkekatık olmalıherşeyden ve besmeleden önce"Bir çok tanrı vardıri için ve i içinsofrada birden bire ve iÇünkü i için"Tanrılar lar lar deme lar lar"kız bu doygun duyarlı yanağı yaşlı"Tanrılar denmez çünkü hiç söylenmediKüçükler ve aramızda ufacık var çocuklar"( Kırılır" - en çok onlar mı" - en çok onlar )Elim taş gibi tutuyor Hamitin ellerini(Hamit kim daha belirmedi)"Hiç belirmez o belirmeyecek de" i ve iSofrada değil miyiz büsbütün"Güneş dönüp yeniden doğmalı" HamitAna kim ata kim toprak kimHalk neyin nesiSesini bileğinden alıyorum Hamitin"Sofrayaçağırmadınız beni" çözüm/ "Tanrı başka olmaz artırılmazbaşka tapacak yapıp artırıyorlar azalır ata" /"uzak kal atadan ata geleceğin içinde" i ve i"gelecek kazmanın içinde" i ve i korkutarak vaktiTakılıyorlar"takıldınız işte" i ve i'ye babaVe sofra(Kedi var)Küçük çocuk ve kız hep birdenbağırarak korkutarak korkutarak"Kazma nerede kazma nerede"sakınarak i ve i korunarak"düşecek: gibi başlarına kazma"II"Benim o bezirganO kervanı ben götürdüm YemeneÇölde güneşGökten taş yağar gibi açılırken üzerimizeOğullarım sizlerSabır keseleri içindeAnanızın muhabbetle beklediği zamanlar gelmedenBelkemiğimden kurtulur bazenBatardınız yüreğimeOğlum sen -sana verdiğim ada ne olduYa sen -sana verdiğim ada ne olduVe neden her ikinizin adı da 'i' "İ ile i yekinerek"Herkes bu kez i'dir dünyadaArtık yok yürek soyluluk ruhEtötesiÜstünlük bilgide bileBabamız sen...""Bana da bir i desen bir desen""Baba sen de bir i'sin kuşku yokSaygımız olduğu için baba oluşunaBaba diyoruz sana""Benim efendim i olamaz" ana"Benim babam bir i hana sana""BakkardeşimBiz i dedikse o da bizim gibiBir ekonomik varlık herşeyden önceHerkesle eşit bölüşmeli devletin gelirini""Ama sendün benimharçlığımı... söyletme şimdioysa eşit eşit almıştık babamızdan""KızımO senin dünharçlığını mı.. söyle""Hayır baba şaka şaka""Hayır şaka yok baba" i ve i"Biz aldık onun harçlığınıelbettekolunu bükerek elbettesalık verdik i olmayı onaolmayınca elbettekırmadık kolunu kardeş diyeama ilerdekırabiliriz de""Aaah" ana"sütüm burnunuzdan gelir inşallahönce seninsonra da senin"İ'ye ve i'ye"Dur kadın" baba titrek doğrularakve kuşkuyla bakarak havaya"kalksın sofra""Ama dahabaklava varmaraş işi fıstıklı kuru baklava""Kalksın sofra""BabacığımÇok zaman ürettik son sofradan beriÇok acı çektikçok telef oldukçok i telef old""Bu yezidlerDünden olmuşlar bilebiz evlât mevlat dedikçeah yine de evlatlarım ne oldu sizeo güzelim isimlerinize"Sofra uzamaya başlıyor yineelim akıyor altına sofranınGöz gaga arıyorOyulmak içinBir ateşe yatmak içinKıvılcımlanarak atmacasıyla hep dürüst kalmanınCan yakmamayaDaha biraz dahaKaraçan yaralara göz yummanınAcısıyla sofranın altındaDahaSancılı dahaBir dünya kurdum kendimeBir sofra altındaBir sofra yüzüne çıkıpBir evden kaçıpBir eve kapanıpİki kardeş iki ağabey ortasındaBir yanım baba erkekBir yanım ana kadınÇok sofra gördümFrancala içinde iri kristalKanlı sorularKoşuyor taylar o yöneFırtınadan ayakları tutulmuşkısrak analarınınVe kaslar koparca geriliyor masadaÇorba tasından bir giz çıkardım doydumBirden ateşim çıkıyorDünya bulanık deviniyorŞehir kusarak geçiyor kapıdanZilVe sesini kucakladım postacınınHayır bir ulak busınır boylarına yollanmış geçmişteviyana taşduvarı dibinde hülyaya dalmışkenti sonsuz bir kuşatmayla gönlündesevmiş sevmiş...Elinde bir ferman gördüm dayanamadım(Peki neden bana1973 Temmuzunda)merdivenleri yıpratıyordu ellerinTutunarak bir fetih haberineSarsılarak bir isyan bir yıkılma haberiyleAynı anda mermer merdiven ve benTüm güç elindeymişçesineSesine bakıyorduk postacının: herkes kendi içinden:sesler şehirden"akşam nerelerde kaldıdenizin dalgalarla kıyıya attığı rakı sofralarışerefe arkadaşım nerede kaldı": herkes kendi içinden:havada kanat vuruşları"sen de gittinotuz yıl hiç değişmedikne yalnızlık bendenne ben senden geçtim ey yalnızlıkişte şimdi sende gittin elimden"herkes kendi içinden:"yaz geçip güz gelendeecel geçirsin benimadem yola gidiyorumbulunsun benim de bir el sallayayım": herkes kendi içinden: bir komşuDuvarlarıyla"Yaşam sevincini yücelt. Hüznü kahrı felan filansen ki onu da alıp gittinkanayan İbrahimi (hasta bir akraba) görmeye gittin"Herkes toplansınHerkes bu kezSesini yüksek bağlasınTüm aile susmuşken bir ateşin ortasındaO ses vuruyor elime sofranın altındaHavada asılı kalp atışlarıTümünü kaplayan alan içine bir yüz görüyorumAlnında derin oluklar var bir kayayıOymuşlar gibi gözleriAğlamaya başlıyor baba "ah benim emeklerim"Ağlıyor ana "ey ağlayan efendigönlümün tacı efendievimin direğierlerin eri"Ağlıyor bacı "ağlar anaya ağlar mıymış hiç baba"O ses vuruyor elime sofranın altında"Ağla evet gözlerim ağla senBu gidişin zorları olsa daAğla ki ak çıkasın inidenÖlüm lokma ağzında açsa daÖlüm bu gelen çehresiz elsizBir gezintideyiz olsa olsaBir de yanımdan geçerse bensizDurup kalakalmışım ortada"Bir başka sesVuruyor bu sese elimle"Köyde en büyük güceYaşamaya sürülü çoban köpekleri""Kurşun bitince yok öyleSürdü tüfeğine çobak köpeklerini""Evde en azgın köşedeKadınları durmadan çarpıtır su perileri""Taşkın ve saf genç kalbimeMezar taşı gibi vurur çağın devrimleri""Sen yargılanadur suç vardı güneşeİnsan insana gebe ev eve bir öç haberi"İstanbul kent olarak yıllar önceSürmeler çeker beğenirdi şehzadeleriaç elini uzat dilenci elineBiz Dağ Mağara Hikmet Kent İnsan Evren derkenBir şarklı şair vardı kralı olanDerdi ki kalın postallar giyeceğimBilgelik için değilSığınmak ve izlenmek için dağlara gideceğimBirinci jandarma işleviBiz sustukMağara hikmet erleri yerineKonserve kutuları kustuÜç dört beş ölü de kustu"Anneciğim sen" benDeğil mi öyle kardeşim sen daha küçüktünAnneciğim senKentleri tepeden gören yaylamızdaBile dolanırdın yabani erikleri bademleri bileKarıncalar üşüşen kışlık armutlarıBakışın avuçlarınla sever sıvazlar okşardınGezerdim yorulmasız kutlu kelimeler ederdinBakarak dokunarak doğadan alıpDoğaya vererek""Sahi ben mi""ElbetteSen ya" baba"Anneciğim sen ne güzelBeline dolalı önlüğüne...""Bırakın şimdi sofradaBağı yaylayı armut toplamayı""Rüzgarın döktüklerini yağmurun ve kuşlarınAcımadıklarınıEvimize taşırdın""Bırakın dedikKonuşulacaksaKarar konuşulacak bu sofradaEvet baba...""Anneciğim senYaslan koluma dinle beniBak ben bir eli sofranın altındaParmağına kimsenin duymadığı sesler çarpanÜrküpp korkanBir evladınımAnneciğim sen bir dağ haberiBizleri dağa sen alıştırdınDağı sen öğütledin bizeBen dağa ölü umutsuz gittim diri indimAğabeylerim i ve i isimleriGüçle gidip ölüleri inerkenİkinci ja ja ja ja jaAnneciğim ancak sen içten ve derindenAnladın inceliğiAna senBir dağ haberiTaze uyabilen her güçlüğeDağları yıldızlar daha iyi izleniyor diye mi seversinYa evin erkekleriGecikince geceleriKorkardık amaDağın kendisinden hiç korkmadımHiç bir pusu yoktu dağda senin içinVe şehreHer gün her an dönebilirdinZaten çocukların senin adınaBir temas gibiGidip gelmekteydi"(Baba kendine gelKendine gel anneBizler hep kendimizde miyizKorkmadan gözgöze gelmek için) Önce kim - önce sen"Dirilen bir işçi olmalıydım öyle oldum ta eskidenGülerek anlatmalıyım anlatarakÇünkü çok zaman ürettik son sofradan beriDün akşam sofrasından beri""Baba ben" benYeryüzünü dinledimErkek giysileri giyindim gördüm kiHelalinden kadınVe bol ve düzgün çocuk gerekliBaba ben yeryüzünü dinlerkenBiliyordum gövdemin tazılarıylaTazelenmedik hücrem kalmadıNe aç şu gövdemDursam çağırmasam bileBen bir ışıkla geceleriEvimi karartan sevgisizlikleri denetlerkenEkmek kemirir gövdemMezardan da öteye yeryüzü götürür kişiyiŞiire çoktan başladım amaAt sürmeyi yeni belledim""Oğlum senSeziyorumYoksa anladığımdan değil kelimeleriniTıpkı bir avuç sudan başladığım gibiAnanın göğsüne yaslanıpSütünden hanlar kervansaraylar kışlalar altınkubbelerDemir çelik fabrikaları atom reaktörleriKuş ve balık dili okullarıKitaplar uçaklar yaptığım gibiSeziyorum oğlum senKibar ve zarif bir çocuksun"Beni adadılar beni koydular ortayaKarşı duygular çıkarlarBende karşılaştı büyükÇok büyük olmalıyım ki bende vuruştularVe gövdemin toprağıDaha doymadı kanaOzan beni harbettiIşık beni koştu yine deDaha karanlığım çok yerde/ Ben şair olarakBitmez bir kartal çubuğu tüttürüyorum /"Hayır anneciğim Nijerya Çad Uganda daHiç te uzak değilİnsan orada daSabah kalkar işleri vardırTıpkıVe sonraAkşam sofrası o uzaklardaDilini bilmediğim hoş omuzluYuvarlak ve işlek omuzluO kız tarafından serilinceBizim soframıza da değer bir ucu""Oğlum sen" ana"SeziyorumYoksa anladığımdan değil kelimeleriniTıpkı karnımda bir miktar sudan başladığın gibiGöğsüme yaslanıp sütümdenİnsan toplayan sesli kubbeler çattığın gibiSeziyorum ah ah seziyorum oğlum senKibar ve zarif bir çocuksun"Küçük kardeşÇıkarıp oyuncaklarını koyuyor masayaMisketler atıpBardakları kırıyorMum gibi duruyor anaKüçük kardeşSürahiyi kaldırıyor başınaBulaşıkları elleriyleTaşıyıp sıvıyor dudaklara veÇıktığı kadar sesiBağırıyorMum gibi benAğabeylerim kızkardeş ve baba"Engellerseniz beni" küçük kardeş"Pek çok ağaç devireceğimBırakırsanızBir konukBir meltem olacağım yaprak arasında""Ah ne sorumsuz o küçük gezginHayvan beslemeninZorunlu olmadığı kanısındaİkinci dünya harbiBir izci dalağı gibi şişer iner karşımdaGenaralleri psikolojiyiDevlet devirme tekniğiniKadınları bir yakut gibi taşıyıpTükürür gibi terketmeyiÇocukları isyan etmekteGenç kızları direnmekte yenmeyiİyi bilirOto-stop yapmayı bileBin dokuz yüz'lerdeki buharlaşmaDünya beş ayrı yerdeydi o zamanlarYeni yeni pervaneli uçaklarİmparatorluktukhiç bir eskimopadişah olmadı topraktaMemurlar solunmuş havaları bir dahaTaşlarıVapurları bir dahaUcuz kahramanlıkları durmamacasınaSoluyor cağımızda""Haydi bakalım topunuzSoluyun şu havayı"Kitaplardan bir cümle okuyorOda doluyor kelimelereHarflerin içindenEn yakın komşuya çizilmiş cizginin içindenBir boğa yılanındanParçalanmamış bir kuzu geçer gibiGeçiyor i önde"Haydi soluyun şu havayı" yarı yoldaÖlebilir yüreği yetersiz olanBir harfin katılaşmasından"Anam sen bir aslan doğurmuşsun"Diyor iYumruğunu kaldırıp vuruyor masaya"Anam doğurduğun bir eğilmez kaplan"Diyor iElini savurup indiriyor masayaBaba bir karışık dalgınlık duyuyor ardındanEli hançeresindeCan'la hesaplaşarak bir yandanBir pervane gibi uçup çarpıyor camaVe bakıyorUzun uzun bahçedeki ağaçlaraIIIÖnce kimÖnce sen bu sefer"kızaplamne kezzaplar akmakta yollardan""sen habu kelimenleumulmaz senin yaşındakilerdenbir çevik bir cevval oldunöyle kiderisinin altı közlerle yoklanankainata veşu aziz ruhasarı karıncalaşarak buyuranve şehadat edenveşehadet ederim diyen dilinve onaylayan yüreğinleo delikanlılığa doğrusular gibi büyüktemiz yüzünü dönen sen""kızaplamne kezzaplar akmakta yollardan""mendille taşınan sütlerin sonuson damlası da akmakta""mendille süt taşımak hahah haay" i"ne yalan ne yalan" yine i"tanrı kıysın sana" ama bu"an'nee"yıllar"ah başladılar yine""hem söylüyorumhem de içim yanıyor efendi beyim""bre hatunsenhep söylemiyor muyum sadecebütün bunlar olmayan bir evdüşün diye"duvar açılıyorve içinden duyuluyor sesi"neden biz onlardan efendilerel sayısınca dakas sayısınca dabaldır bel kürek kemiğive dalak sayısınca da beyabilerçok olmayalımZaten -efendiler beyabilerhakkımız daha ilk dünya yıllarındaokul yıllarında efendiler beyabiler gençbeylerneler neler olmuyolarölerek"Bizim çocukluğumuzda övünecek olanınAşkıylaBuyrun gençbeyler beyabilerDuvarlardan duyulan sesiniBismillahcı diye marufYatıya gelen bir dağ aslanıa l'ocasion de la fête rational"sevgili beyimne yükler geçti üstümdenotuz yıl önce pazularınınşimdi -şekerinhipertansiyonunemekli maaşıntümbelan az inancın""hatunmaraşlı hafife almaklığını bırakkader ironimizdedaha ne tenhalar yazılı olmalıevlat acıları akan""ah et akan""çocukk""çorba geleneği insan tutması el yakınlığıtaze soğan yer sofrasıeski dülgerlikleri cömertliklerkanlı geyikler akan""zaman kalfalarıtakvim başları"Bir mesele var"zamanın kutbunu sordu abdülhamiti sani" bir azim seda"aradık kanter içinde koştuknice köşker iplikçi rençber dervişten geçtiköyle olduk ki candan / verilen mühletten geçtik""zamanın kutbu sendin ey abdülhamit"halk dedi"efendiler" sese ağız olan duvar"geç beyler" i'ye baktı"beyabiler" banagözlerini kısıpeğilerek taşlıklarına sahillerindünya sakinlerineses kutularınases kapılarına hayvanlara açılan tabiatönemlibir söyleve başlıyacağını anlatanbir çehre yolarak elindeki tomardan"efendiler" dedi"fatih sultan mehmet hanistanbula girdiğindebir dilbir vardıöyle güzelgüzeldi kiyurt gibiydi döşüpadişah değer verse yerikoştuatının önünde öptü yeri""beyabiler içim nasıl titrer bilsenizönüne gençler gençliklerfetihler serilen sultanı""tümü izinliydi bahadırlarınınvelilerden"ve geriliyor geriliyor şimdi"düşünüyorum da halkınbir çelik yay gibi çekilişinikendi et duvarınıngerisinde devinip"(padişahım çok yaşademişti. İhtiyar bir kadınbir kent valisi ile gittiğimizde köyüne)

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri