Cahit Zarifoğlu

Ahenksiz Kuşlar

çayırkuşu engelsiz yapraklarahavası dondurulmuş ve suyundan alıkoyulmuşbir ay gecesi tanrısıylaelişi kağıtlarından ev demetlerinive deniz başlarındaküçük ve yuvarlak ellerle tutulmuş çocuk etekleriçayır kuşunu engelsiz yapraklara

çaçaron hep evleriyle onlara bir akşam geçidivurulmadan ve korkusunasebepsiz kapılmadanduvarlara yapılmış heykel ağızlarındaki sözlerinve eski risimlerdeyerli oyulmuşgözlerin ve hiçbir vehmin önündevurulmadan ve korkulara

yazı sonu alınan bir kuştuyerle gök arasındakadırgalarında renk atmaz cömert çiçeklersu altlarında ve yürek diplerindezarı delinerek bir an bekleyenkanatları sabrave kabus sonlarınaçarpan konuşan ve sesler çevirenyerler gök sonlarındagörülmeden tanınanve en gerektiği yerde anılanciva sıcağı yurtlarçamdan insanı çiğneyen sakızlarkorkuya öteye ve dünya seslerineçarpan çalkananbir yamaçta yalnız başına durabilmişaçabilmiş çalılar

çayırkuşu insan ve toprak levhasındagagası ışıyınca durur anlatırbildirir ki güneştirher an sabah sesi çıkaranve devran deyinceinsanın isim verdiği yücedengöğü kollayan ve ufuktan arananbir çift gözü en son şekliyleher an bir zindan resminde çağırangüneştir gagasıışıyınca çayırkuşunun

bir savaş bütün bunlarla doludurölüm beyin düzlerindesık sık gezinen ve işte tamam yerineher dokunuşta bir delik açılanve hepsi bir tek karanlığa açılan