Cahit Zarifoğlu

Afganistan Çağıltısı

Bütün azalarını harbe çağırSofran açılsın elin şehit ballarından alsın

Saraylar damlar yeniden kurulsunAğaçlar içinden akan nehreDalçık günde bin kere ve gecelerdeOmuzbaşlarını denetleyen defterlerden yalnız sağdaki kalsın

Kalem yazsın yazsınKüheylan bir aşık olÖyle yalvar ki ellerim zahmet balyalasınKaslar şehit dalgaları ve haykıran kanBaşlasın vuslat gününü toprağaBaşlasın hatırlatmaya denize kumsalını

Şimdi üzgünüz arkadaşYolumuza çıkmayın üzgünüz...

Hava çok hoş denizin tuttuğu yerler derin-Konuş şimdi zaman hiç geriledi miHava çok hoş kuşların tuttuğu yerler berrak-Konuş şimdi daveti duydun muBir gece uyandın ki ellerin başaklarda-Konuş şimdi açık ağzına o gül yaprağı konan şehidi gördün müÇoktan hayretle dondu kaldı bağlar ovalar-Konuş şimdi bekliyor mu yalınayak çocukları ağacında buğday

Hava çok hoş insanın tuttuğu yerler azar azarKalbin zengin davetleriyle oynarÇocuklar o anda çok yakında bakarsın bir aşk sayhasında

Yaslanırlar güzel anaların kollarınaHava çok hoş başın tuttuğu idrak yanımızda

Adamlarımız yiğitKadınlarımız hamaratÇocuklarımız dolu bilinç harmanıKöpeklerse sayılı

Elimizde cahiliye dönemi sonrası bir pala(Kavmiyetçilik etme dedik ucu kırılır)

Kırıldı daŞimdi severiz türkmeni peştunuOnarılmış gerilmiş bileylenmiş ve doğramakta

Isın gökyüzü ısınÇocukları kavrulmuş kadınlar yeniden hamarat yeniden gebe

Bunlar gübre insan değilGömlekler çelik zırhÖyle bir çalgı çaldılar kiSeslerin çağırıp koyunlara bileKoyduğu zehirli gaz rüyaları

Analara şaşkın çocuklarınÜç beş yaştakilerinYüzleri harp yarasıHarp yanığıAma öpülmekte okşanmakta yanakları

Hangisi hangisine mübadil(Dünya bu olamazdı)Hangisi özne hangisi edilmiş gelinmiş bilinmemişYağmur peyderpey kar taneGamzem oyuyor düşüncemiKime eşitim nasıl nerdeyimGamlanmaktayım

Hayır bir tereddüttü geçtiFüsun bu karadağmağdeniİsyan muannitMösyö sevinçli mister memnun ağa yarı tok köylü sarı yaprakMillet üzgün

Hani dengeler kuracaktıkbatının kızıl ulusları bindokuzyüz seksen kölelik yapmak istemiyorum

bu kahvenizyıldızlarınız şapkanızbuyrun unutmuş olmalısınız dehanız şerefinizbuyrun cep fenerinizBuyrun boynumuzdaki halkayı tutununVe semirin

Hani dengeler kuracaktıkHani çağdaş uygarlıklardan tutunacaktıkHayır batının ulusları kızıllarla karışıkBin dokuz yüz seksen bay batıya buna şunaCennetlik yapmak istemiyorumÇevir tarihi çevirBindörtyüzBİR

Bu kafa ne zaman köreldiÇalınanlar siren besteleriİmdatlarla düşünBu anne asla merhamet dışındaGözleri nemli olmamıştı

Hayır batının ulusları yıl bindokuzyüz seksen değilBindörtyüz birFakat beşyüz yetmiş dokuz yıl geçmiş değilNe bir karışıklık varNe bir dev rüya görmüşDeğil

Kıraç bir yamacı bir ekspres kıymıklıyor gibiTünellere ses basılmış değilElbette bunlar değilYazmaktan çektiğim yalnızlık da değilBahsi kapatalım ve yatalım için de değilHiçbir şey değil hiç biri değil

Anlatabildik mi arkadaş. AcabaKörebe bitti duvarı kaldır at

Haydi zemini düzledik alt yapısını kurduk savaşınDikil yanımaEllerimizde birer çakıl taşıOnlarla dikilelim karşı karşıyaYüzlerimizin kefen örtülerini yırtalım baştan başaGörürsün berrak içiDerisi yüzülmüş kan gibi yüzlerimizinBu harp başka

Kim diyorsa ki batılılarla başımız bir taştaCellatlarla aynı kaptan yiyoruzAynı kirli havaAynı kafa ayağımızın bodrumundaHayır arkadaş bu hesap bambaşkaNe son aylardayız ne bu son günSanki dünya bir tek kaldırıp vuracağım gürze gebe

Gözleri yumuşak yüzü yorgun bileği sert toprakSanma ki harp derdinden geçtimDüşünme ki dökeceğin kanlar hunharDerimin altında ne belalar baygınBir devlet taşıyorum başımdaBu ev bana dayanmazÇöker kızıllar kuduran inleri dünyanın

ArkadaşŞimdi yalnız savaş