1958 Ekiminde
Sopalar taşlar avtüfekleriVe içi içine sıkışmış bir toplu tabancaBelinden orta etindenCılız çelimsiz bir eldenToprağa çekmekteydiler köyün bütün erkeğiniSebebi iki kalabalığı birbirne tutuyor gözlerinGamzen için ne kanlar bağırıyorDelikanlılar uyuyamıyorlar yataklarındaBedenlerToprak ve deniz ve kıyı ve dalga gibiBirbirine çarpa çarpaDüzgün kurşun girişleri hafif morarak etiçineyutuşlarSaçaklı kurşun çıkışları et ve kan parçalarıylakusuşlarDelikler ezik çöküntülerYırtıklar alıp açılarakDantel perdeli camda kayan gölgen içinNe kanlar akıttılar toprağaKalabalık bir kadının ortasında duruyorRüzgar yüzünün tabakalarını açıyorBinbir renk ve işleme donanımlı başıVe.Gözyaşı çanağı şimdi kafataslarıAğlayan erkekler. - dayıoğulları emmoğulları halaoğullarıKurumuş çatlamış elmacık kemikleriO ayazda o güneşte incecik hassas tenleriBu kez kırk yaşındaki gelinin kocasıYatağını boşaltıp toz toprak içine devrilenNe gürültüyle ne haykırarak ne de kahkahaylaNe son,solukta öç öğütleyerekNe de kadınım arkamdan gel diyerekNe yarı ne yaranı görerek gözüBir karnağrısına uğramış gibiKıvranıp büzülüp ölüm korkusunu giyip iğrençlenerekÖlürkenBaşucundaydılar yaralarından beter bir bağırtıKoparan karısı.Erkekler hısımlarKalplerini daraltan can verişi önündeİncecik gergin yırtabilir yürekleriBütün evreneEğilip yanaklarından baktılar gelininŞimdi çarpılır köyün ağzıBir yabancı saçı taradı evŞimdi köyde cami bile gurbet olurAyrılıp iki yana hızlanmaya başladı mı şunlar:evler toprak kapı köpekleri bile ağaçlar bahçe çitleriYanan ateşin dumanı daİki yana geçip karşı karşıya hasımlanıyorKöpeğin yanında adam adamın yanında duvarlar pusukayaları.Kayaların yanında bacı ana kasları baldırlarıçocuk şeyleri hınçlar ve beddualarçaylarDereden gıcırtılarla insan boğar buz kristalli sularBuz gibi anlarda boğuşur hasımlarYün yorganın sıcağı vurdukça düşteŞehvete serilinir ya kan çıkarmayaVe hergün havada bir asap bozukluğu ve olanlaraTabiatta bir uyma zorluğu kuşlar ötemez gibiUzun vadiler düzlükler aşarken büyümesi durur ağaçlarınSesi insan öldürmeye giden kurşunlarınVe susuncaKama düşüşü bir zaman başlarKalb ete ve ruha aynı anda açılırCine ve meleğeZulme ve hilmeZaman ağlyan kadınlarınZaman kendi pervasız korkularını yaşayamadanÖlümü en keskiniyle bile virajlarda bile izleyerekVe kana çobanlık eder çocuklarSeyirtirlir ki kopar düğmeleri uçuşur mintanlarıGüzel başınMermer akmalı yanyarınGüzel adalenellerin ne maharetler edindiasla maymun değildintopraktan geldin nice sırlardan geldin- Kanındaki masallar destanlar masal harpleriYoldaşın meleklerHerbir yanın imparatorluk emanetleri ikenTüm bunlar öfkenin şimdi -Ayağı altında çiğnedi kan hesabı sormayıVurmaya gidiyor yine de o ve oBakabilirliğe açılan ve gözlere bakanAğlayan dudaklarınGergin pürüzsüz güzel kana ve güzel şehvete çeke