İthaf
Niçin yaşadığını, öldüğünü bilmeyenDert çeken dostÇürüyen dost,Sizin için söylüyorumMilyonlarca harp ölüsü adınaİyiliğin, kardeşliğin, ümidinAynı hakkın, hürriyetinİnsanlığın şarkısını.
I
Birdenbire çıldırmaya başladıKomşunun bahçesinde ağaçVapur, meydan, lokomotif.
Fecirle ürperdi şehirAçtı çocuk gözleriniGök mavisi camlardanMasmavi gökyüzüneAnasını görmedenMüşterinin koynundaÇıktı mektep yolunaUmumhane kapısından
Ve denize bağlanan sapa yollardanKoşar adım gidiyorFabrikaya, rejiyeUykuya döşeklerde doymayanKara bahtlı çocuklar.
II
Biz insanlarBir avucunBeş parmağı kadar kardeşBoyun eğmiş, razı olmuşGömülmüşüz çamuruna alın terininMayasına hamuruna kara ekmeğin.
Fabrika bacaları çatlayacak hırsındanSefaletler, felaketler ve kötü niyetHer gün götürüyor içimizden biriniŞu fabrika, şu vapur, lokomotif düdüğüŞarkısını tekrarlıyor ezilmişler şehrinin.
IX
Mevyesini esirgeyen ağacaOmuz veremiyoruz,Bunun için adımız kötüye çıktıTecrit kamplarında çıldırdıİşçiler, talebeler, genç kızlar
XIII
Anne girmem bu oyuncak dükkanınaOrda toplar, tayyareler, tanklar var.
Seviyorum söğüt dalı atımıTekme atmaz, ısırmaz
Ben yaşamak istiyorumAğaç gibi sessiz sessiz ve rahatKarınca kararınca değil,serile serpile boylu boyumca.
Anne girmem bu oyuncak dükkanınaorda toplar, tayyareler, tanklar var.
XXI
Gül be toprak, gül yüzüneÖp elini çiftçinin.Gül be güneş saz benizeGül de güller açılsın.
Kahvede kağıt açan avareŞu duvarcı, arabacı, ameleBel bağlamış yedi karış ömüre.
Biz de bakabilelimBir ışıklı penceredenBize de pay düşmeliŞehirlerden, caddelerden, denizden.
İnsan insan paylaşalımYaşamayı, komşuluğu, dostluğuBağdaş kurup yan yanaBir sahandan yiyelimDünyamızın sofrasında.