Irmak Su Ateş
uyandım, hüzündü... saçlarımı taradım, yoktun...gitsindi diyemedim. hüzündü, geceye takılmıştıbiriktim dipsiz kuyulara ağladım.
gitme, ateşime su ver. yitirilecek bir an bileyok... aşılacak tepe, yürünecek çöl... sararmışbir yaprak yalnızlığı var içimde. çaresizim,sarsılıp köpürmesi de ne bu göğün, saldırmasıcamlara. korkuyorum. yaşam zaten yanlış. ıslakve yakıcı. üstelik dünyanın lavları da kirliakıyor damlarıma. yüzümde tutuklanmış birgün. yüzüm karanlık, paramparça
beni duy, anla, neden bu diş ağrısı sonsuzöfke... kimseler bilsin istemiyorum. gizlediğimmevsimi. kanayan sesimi uçurumda. gözlerimdeuçsuz bucaksız ırmaklar yıkanıyor. bu, sonfırtına mı bilmiyorum. hangi dağ başı. geçityok. ellerim seni arıyor. ellerin bitimsiz.ayrılığın vedası mı onlar? direniyorum.yaklaştıkça ırmağına kendime çıkıyor gittiğimyollar.
gitme. bana bir şey söylekimsenin bilmediği bir söz, bir giz...
gitme.gitmek, biraz da kendini tüketmektir.yenilmektir, boşluğu görmeden korkuya.