Harnupun Bağrındaki Çivi
Seni en çokGüver uçurumundan bakarken aradımUçurum bir milyon yıllıkYüzonbeş metre derinlikSevgimiz yedi yıllıkAma Güver’den çok daha derin
Sonra birdenTutacakmışsın gibi elimdenBakarken uçurumaUzattım elimi sanaŞu kadar bin kilometredenVe tuttum Güver’in uğuldayan çığlığınıYüzonbeş metredenDuydum senin sesiniİki saat ayrımı olan o uzak yerdenSevişmenin doruğundan düşer gibi boşluğaBir bilinmeyen kuşun çığlığıYuvarlandı dudaklarından uçuruma
Uçurumun kıyısında bir harnup ağacıUçurum bir milyon yaşındaHarnup yüzYedi yıllık sevgimizHarnupun dallarında çiçek açmış adak çaputlarıYaz kış çiçeklerini dökmüyor harnup
Gövdesine kalın bir çivi çakmışlarBencileyin acılar çeken harnupSakız sakız kanını akıtmış yarasındanAdak çiçekleri renk renk dallarındaGüver uçurumu bir milyon yıllıkHarnup yüz yaşındaÇivi on yıl önce çakılmışSevgimiz daha yedi yıllık
Benim tek niyetin sensinBu çiviyi çekip çıkarabilirsem bağrından harnupunBenimsinÇıkaramazsam olmayacak niyetimHarnup çektikçe bağrındaki acıyıBen de çekeceğim ölene dek
Harnupun sakızı çivinin pasına kaynamışYarası derin mi derin harnupunTuttum çivinin başınıNe de güçsüzmüş parmaklarımDayan sevdalı yüreğimGöster gücünü demireGöster gücünü sakızı taşlaşmış harnupaKurtar harnupun yüreğiniVe kurtar kendi yüreğiniÇek çıkar çiviyi güçsüz parmaklarımHerkül’se Herkül’ün parmaklarıZeus’sa Zeus’unZaloğlu Rüstem’inHazret-i Ali’nin parmakları ol
Savaşım zorlu mu zorluKan ter içindeyimBir milyon yıllık uçurumHarnup yüz yaşındaÇivi yarası on yıllıkSevgimiz yediPas sakıza sakız pasa kaynamışÇıkarabilirsem çiviyiUçsun gönül kuşum kendi göklerindeÇıkaramazsamİşte uçurum
Paslı çivi oynadı yerindenYa kırılırsa başı çivininCanımı takıp dişimeSenin adını haykırdım uçurumaSesim geri döndü yüzonbeş metredenVe bir milyon yıl ötedenÇivi söküldü harnupun bağrındanDemek benimsin günün birinde sevgilimHarnupun yarası on yıllıkBenimki yediHarnup yüz yaşındaBir milyon yıllık uçurumO paslı çiviyi saklıyorumGüver uçurumunca sabırlıyımÖlsem de kalsam daDünya durdukça seni seviyorum