Ya Bereket Deyip Islanıyoruz
burnu eğik adımları tüy gibi kalleşbir çoban köpeği solumasıyla ansızın bastırdı yağmurakşamın iki parmak berisinde ıslanıyoruzgönül ferahıyla kardeş kardeşyabanî nar fidanlarıbiçilmiş tarlalarda sıçrayan çekirgelerhozonsu köyü'ndeki telâşçı horozya bereket deyip ıslanıyoruz
ahmediye rampasındasoluk soluğa pancar kamyonlarınadasa dökülmüşçatık boynuzlu öküzlerovanın güney batısındaboylu boyunca ezik bir sarıkirli bir gümüşve dorukları dağıtan bir yağmur dumanı bütünbağlarda kurşun gibi ıslıkla büyüyen siyah üzümler
asmaların ortasındakadınla çocuk arası bir genç kızyalnızca başı örtülüehramsızyağmurun çalışkanlığına aldırmadanakşam namazına çökmüştertemiz bir hüzünıslak kirpiklerinde parlayan
besbelli bu gece yıldızlar görünmeyecekyağmur aralandı mıdumanlı boğazı'na geyikler gelirmiştahta gibi dağ köylüleri fırat'ın arkasındanbazı bazı türkmenler hiç umulmadıkuzun yeleli bal rengi atlarıylayemeni yorganları ve yün yataklarıylave çıtırtılı ateşleriyle böcek böcek
besbellibu gece yıldızlar görünmeyecek