Attila İlhan

Söyler

Zaman olmuştur kiDumanlı havuzlarda soğuk nilüferlerBulutlara savrulmuş ateş kuşlarıKorkulu bir hicranı söyler

Zaman olmuştur kiDalgınlıkları hisarbuselik kızlarınBildik şarkıları birden unutuşlarıAynalarda solan günBilinmez hangi uğultuluAhval-i perişanı söyler

Zaman olmuştur kiLoş salonların heyhula büfelerindeO kiristal fanuslu yorgun saatFena halde durmuş görünse deBaşka bir boyutta başka bir zamanı söyler

Zaman olmuştur kiFalcının avucunda tuttuğu sihirli küreAslında yaşanmamış belki hiç yaşanmayacakAncak ne kadar renkliNe kadar yanardöner bir ömr-i zerefsani söyler

Zaman olmuştur kiBelki sonbahar belki akşamTepeden tırnağa silme yıldızBelki haziran gecesiSanki bir hayal oturmuş o tenha piyanoyaParmak uçlarında tatyos efendi'ninHerkesin unuttuğu bir bestesiÇalıyor doya doyaO evcara beste kiÇevresinde avizelerdenGökkuşağı serpintileriGüllerdeki suhuO serv-i hiramanı söyler

Zaman olmuştur kiYanar mor zambaklar buğulu gece lambalarıBir katar kaybolur haydarpaşa garı'ndanBırakıp gümüş çığlıklarını tel tel ardındaAğır ve cefakar bir marşandiz katarıKıvamlı bir sessizliğe batmış ıhlamurlarYalnız kuzguncuk'taki yalıdaKaranlık bir gazelhanYanık yanık bir aşk-ı bi-amani söylerZaman olmuştur kiSızar gecenin suları simsiyah camlardanHavada ölüm parıltısı adeta çelikFi bin dört yüz beşDersaadet'te yazıldı işbu gazelAvuçları kan yüreği delik deşikYaşlanmış ama uslanmamışBir eski militanıBir şair-i devranı söyler