Attila İlhan

Kurtalan Treni'ne Gazel

kurtalan treni'nde unutulan bir kız çocuğuyıllardan kimbilir dokuz yüz kırk üç müdürsürdürür ömrü boyunca başladığı yolculuğu

kurtalan treni'ni sanki rüyasında görmüştürkederli bir yağmur içinde bütün camları buğuluyolcuları bakışarak bir vehameti bölüşür

gece rampalarında yalnız bir devin soluğuuyku bastırmıştır cıgaralar söndürülmüştürsessiz bir öfkeyle büyür dışarda simsiyah doğu

içkiye dalmış bir subay yok bir kadınla öpüşürkarısı süheylâ mı hâlâ okşayıp durduğuçünkü beykoz'da bırakmış siirt'te hayat müşküldür

vagon penceresinden ayın gözlerinde doğduğuo kız çocuğu sabaha karşı gizlice üşümüştürdudakları masmavi dağ istasyonlarının soğuğu

ıslak bir gazetede tobruk nihayet düşmüştürhaydarpaşa'dan beri her yolcunun okuduğuniğde'de elma sarılmıştır üstüne çay dökülmüştür

nedir tren düdüklerinin çığlık çığlığa sorduğubir şehri terk ederken susmak bu kadar güç müdürkadere dönüştüren nedir sıradan bir yolculuğu

yıllardan attilâ ilhan dokuz yüz kırk üç müdürhani kurtalan treni'nde o kızın unutulduğuyoksa bütün unutulanlar zaten ölmüş müdür