Attila İlhan

Kar Kasidesi

Prenses Zinia’ya

Uzun rüzgârlar karanlığın dalgın sansarlarıAtlayıp dağıtırlar telaşlarıyla ürperen karlarıSihirli bir lambadır bardaktaki güller gecede

Yıldızlar donmuş göllere düşen buz billurlarıDüşten geyikler kudurtur kızıl buğulu kurtlarıBir ulumadır kanlı/açlıkları uzar gecede

Duman dumana kaybolur kar ışığında kısraklarıNedir saklı bir özlem midir kızak çıngıraklarıGeçen yüzyıldan kalma bulutlu bir pencerede

Köpekler mi sarmıştır kar uykusunda korularıYankılanır saltanatlı bir geçmişten av borularıYalan değildir yaşanmıştır kim bilir ne zaman nerede

Dinmez boşluklarda karın soğuk ve sürekli ısrarıYumuşak hantallığıyla kaplayışı uçurumlarıKül mavisi bir pus ufka bir perde çeker de

Kayıp kervanlar belirir uyandırıp korkunç hanlarıDuyulur batmış şehirlerin boğuk sabah ezanlarıKılıç gibi bir mehtabın yarattığı o depremde

Getirir akla çocukluktan bilinmez hangi sorularıKar gecesi uyandırır ölüme değin korkularıYalnızlık bir saman yoludur genişler düşüncede