Attila İlhan

İhtiyarlar Balladı

onlara ün mü gelir bazı ses mi duyarlaryumuşak bir kedere ufalır bakışlarıidam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlarölüme koşullanmış bütün davranışlarıyorgun öksürükleri oturup kalkışlarıyaşayıp durmaktan gizlice utanırlarher gece artık gitmek vaktidir sanırlargeçmiş günlerinden bir destek aranırlaruysal bir gülümseme tek sızlanışlarıidam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlarölüme koşullanmış bütün davranışları

yolculuk sabaha mı yoksa akşam üstü müaylardan bu ay mı günlerden acaba ne günyılan gibi çöreklenmiş bu boğuk kördüğümüçözebilirsen çöz çözememekten üzgünkaç kere hesabını çıkarırlar bir ömrünşu yağmurlu güz dünyadaki son güzü mübir daha yiyecek mi yediği şu üzümüya uykuda giderse söylemeden son sözünüölmek var mı farkına varmadan öldüğünüyılan gibi çöreklenmiş bu soğuk kördüğümüçözmeye uğraşırlar çözememekten üzgün

bakılan her resim bütün bir ömrü saklarellerini kaldırsalar yıllar dökülüşürbirazdan yalıda sanki buluşacaklarbir yerde saat çalsa o sevgili görünürumut heykeli midir ay ışığı örtünürbir pencere açılsa unutulmuş şarkılarçocuk bahçelerinden nasıl yankılanırlarkalkan her vapurda giden bir yolcu vargönderilen her mektup onları götürüridam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlarsabahtan akşama her gün kaç kere ölür