Attila İlhan

Caricin'De Geçen Kış

Akşamları göl eflatun bir kederSazlıklarda pırıl pırılBuz tutmuş bataklık kuşlarıAğaçlardanÇürük sarı ve kızılSon yapraklar dökülüyorRüzğarlı sonbahardanNasılsa kurtulmuşlarıGümüş karanlığında anlaşılmaz seslerHavada mutsuz bir bulutUmutsuz ve kararsız süzülüyorNeredeyse akşam yıldızıYorgun kırmızıNeredeyse ayNeredeyse ay(Herşey niçin bu kadar eskiNiçin bu kadar uzak)Caricin'de geçen kışTepeden tırnağa katran ve su buharıVolga'nın uykusuna bir rüya gibi sarkmışAteşten örümcek nehir vapurlarıNeredeyse akşam yıldızıYorgun kırmızıNeredeyse ayNeredeyse ayCaricin'de geçen kışDalgın bir sarışınKaranlık bir miralayBirisi nijniy novgorod'dan henüz gelmiş belkiBelki kazan'a öbürü yola cacak(Herşey niçin bu kadar eskiNiçin bu kadar uzak)Caricin'de geçen kışSeyrek sakallarında yıldızlarİskelede namaza durmuşİhtiyar bir tatarAltında sokak lambasınınDalgın bir sarışınKaranlık bir miralayKadının astragan mantosu sırtındaUzun ve beyaz ellerini çaresiz kavuşturmuşKısa kirpiklerinde incecik buz tozuAdam buz mavisi pelerin astragan kalpakİçinde bir atmaca ayrılık korkusuYüreğini parçalar(Herşey niçin bu kadar eskiNiçin bu kadar uzak)Caricin'de geçen kışNeredeyse akşam yıldızıYorgun kırmızıNeredeyse ayNeredeyse ayKararmış bir can gibi çınlıyorDönmüş gölün üstünde akşam ayazıKararmış ve kocamanKonakta zaman zamanKoridorda ürkek ayak sesleriKapının ardında fısıltılarOnun için herkes kaygılanıyorBugün de geçti svetlana radicevaArdında nemli bir is kokusuGiderilmez pişmanlıklarEflatun bir kederBırakarak

Temalar