941'de İzmir
941’de İzmir, bela çiçeğisahil boyu karanlıksevdalı bulutların haliyağmur da ne kadar tembel yağıyorkendimizi akan suya bıraktıkserseriler misali
941’de izmirizmir şehrinin ışıkları yanıyorçıktı şair namzedi attilâ ilhançıktı yelken gibi sokaktanbanyolar’a doğru şöyle uzanıyorbir cebinde kiralık ihtiyar bir kitapbir cebinde kehribar kuru üzüm ve incirsahilde iki ahbap
kardeşim ihsan ahmedizmir şehri yağmurlu bir şehirdiryağmur çilerken çocuk gibi içleniryum gözlerini hele bir tahayyül ethani – derd-üt gam içre perişan – yıldızlar göktehani her akşam bostanlı’dan öte
kardeşim cemşid hunhoş geldin hayırlı akşamlargözlerinden mi yaktın söyle cigaranıtütün değil ya dünyalar dağıtamaz efkârınıhem sabahtan çarşıda yoktunekmek alabildin mi fırındanyine galiba kıyamet kopmuşyine pîr aşkına kırılmış camlar
941’de İzmirher şey nasıl geçmiş nasıl kaybolmuşrüyada gibi hiç farkına varmadanşimdi ben burdayım sen izmir’de o bağdat’tave daha başımızdan neler geçer kimbilirkimbilir kardeşim hayatta