Aşık Çelebi

Sala devletle çün Sultân Süleymân saffın ...

Pâdişâh-ı ‘âlem-penâh hullidet hilâfetuhu hazretlerine virilmişdür

Sala devletle çün Sultân Süleymân saffın âlâyaMelekler ‘arş-ı a’lâdan çagırur yagı yagmaya

Salınur ak sancak serv-i sîm-endâma dönmişdürÇözülmiş tug-ı şâhî benzeyüp zülf-i mutarrâya

Kime salarsa sâye bir diyâra şehriyâr eylerO sancakdur eger var ise dünyâda hümâ-sâye

Nişân-ı mîh-ı na’lün lâle-zârı geh ide menzilYiridür gökde ta’n itse şafak birle süreyyâya

Gubâr-ı ‘askerün mihriyle cenge çarhaya çıkmışKemendün çînîdür hâle atılmış gökdeki aya

Melekler mihr ü mâhun revzenine geldi cem’ oldıGürûh-ı pür-şükûh-ı ceyş-i mansûrun temâşâya

Çü şâh-ı bahr u berri tutdı çadır çiçegi yiriHabâb-âsâ açıldı bâd-banlar rûy-ı deryâya

Gazâ yolında her toz ki kopar atun ayagındanMelekler gözlerine kuhl idinür hûr-ı pîrâya

Sana ol ‘asker-i Mansûrı verdi Hakk Te’âlâ kimMüyesser olmamışdur ne Ferîdûna ne Dârâya

Atarlar mihr-i mehden kumbara burc-ı semevâtaKurarlar kehkeşândan nerdibân evreng-i bî-pâya

Karavul feth (…) fevz ü nusret oldı tundârunYüri fırsat senündür kıl tevekkül Hakk Te’âlâya

Hisâr üzre dikilmiş pâdişâhun sancagı sandumSeher gökde nazar kıldukda mihr-i ‘âlem-ârâya

Dikilsün sancak-ı İslâm sîb-i Müslümî yensünSalup eyvânı ehl-i nâza ‘azm ide Kızıl Elmaya

Gırîv-i tob-ı kahrun çanına ot tıkdı Rîm-pâpunKakar nâkûs anun çün tahta erbâb-ı çelîpâya

Der-i deyr üzre subh u şâm çanlar çalınur sanmanBilüp yıkılacagın mâtem eylerler kilisâya

Kaşun çîn eyleyüp bir göz ucıyla egri bakmışdurYıkılsun kal’a-i Egri el urma hiç ok u yâya

Siketvârun segidür varsa serdârını segbânunKüleh-dârunla havfun ile derdin kime aglaya

Sakızun kâfirün çekmişler agzından dil almışlarNe Kıbrıs u ne Malta döyerimiş bu tonanmaya

Gerek himmet ki Câbülkâ vü Câbülsâ ola râmunNe minnet kal’a-i Peç fethine teshîr-i Maltaya

Gele Hüdhüdlük ide ‘askerinde sen SüleymânunKebuterler eger nâme uçursan Kâfa ‘Ankâya

Süleymân-ı zemânsın yanuna haşr-ı cünûd oldıO cündün ben de pâyânında bir mûr-ı fürû-mâye

Başumda sebz destâr u dilümde şekkerîn güftârCünûdun içre döndüm ben de bir tûtî-i gûyâya

Du’â nâmıyle geldi yüz süre dergâhuna ‘ÂşıkSüleymân ‘askerinde sözle girsin mûr araya

Şehâdet birle dünyâsın degişmek kasdına geldiDem-i nakd-ı hayât ile seridür elde sermâye

Dirigâ bana itdi zulm bir zâlim had atâşınBu zulme şâhidümdür Hak ki Hakdur cümle eşyâya

İki ‘âlemde mücrim olanı gözsüz kopar yâ RabBeni mücrim diyü ‘arz eylemiş dergâh-ı a’lâya

Nebî âlini teşbîh eylemişdür keştî-i Nûha‘Alî Pürtek kapudanına n’ola nehr-i Tunaya

Sulı segün suda yatar meseldür mâ-tekaddümden‘Alî Pürtek Tunada yüz yumaz sal anı deryâya

Tebevvül eylemiş sâbıkda biri zemzeme dirler‘Ali Pürtek bu yüzden virdi sûret-i (…)

Bahâneyle yüzün gördüm atun izine yüz sürdümSipâs-ı bâ-sitâyiş şükr ü minnet Hak Te’âlâya

Bihamdillah sözi kizb oldugı isnâd u bühtânıBilindi ser-be-ser erkâna vü pâşâya âgâya

Müfettişlikde sa’y u vâfir irsâliye gönderdümYolumı urdı ol yolsuz göreyüm hışma ugraya

Ölümden öndin öldüm ki ben oldum kahruna mazharBu denli kâdı lutfundan terakkıyle bulup vâye

Ne haddümdür diyem ben hizmet itdüm cânuma minnetSana hizmet ‘ibâdetdür yarar dünyâya ‘ukbâya

Velîkin gayret-i akrân bir müşkil marazdur kiCihânda benzemez hîç bir maraz bu derde bu dâye

Beni nâmerde muhtâc etmedün bir demde sultânumYine de ‘âşık’undur ‘Âşık-ı zâr u fürû-mâye

Yolum yüz otuz ise sen yüz elli ile ihsân kılŞehâne lutfa çün olmaz bahâne himmete pâye

Gazâdur bu da başka andan el virür müselmânaKara kâfir niçe bir hâkim ola Kıratovaya

Havâle itme kâdı-’askere ahvalümi lutf itBeni süründürür ol haşre dek salmakla ferdâyâ

Ugurun açık u ‘azmün mübârek ola sultânumHudâ feth ü zaferler sevk ide bî-hadd u bî-gâye

Şiirde geçen sözlük kelimeleri