Arthur Rimbaud

Açlık

İştahımız var diyelimHep taş toprak mı yiyelim.Soframda her zaman hava,Demir, kömür ve de kaya!

Dönün açlıklarım, kemirinSeslerin çimenini,Kahkaha çiçeklerininEmin şen şakrak zehrini.

Yiyin, kırık çakıl bunlar,Bunlar kilise taşları,Eski tufanların çakılı şunlar,Gri vadilere saçılmıs somunlar.

Yemiş tavukları, yapraklar altındaTükürüyor güzelim telekleri,Tükürüyor ve haykırıyordu kurt:Ben de perişanım tıpkı kurt gibi.

Yeşillikler, meyvelerDevşirilip toplanmayı bekliyor;Ama çitler üstündeki örümcekYalnızca mor menekşeleri yiyor.

Süleyman'ın sunaklarında ben deUzanıp uyusam! kaynasam n'olur!Koşuyor damlalar pasın üstündeCédron'a karışıyor.

Ve sonra, ey mutluluk, ey us, gökyüzünden laciverdi ayırdım,çünkü lacivert karaya girer ve yaşadım katkısız ışığın altın kıvılcımını.Seve seve, soytarı ve olabildiğince şaşkın bir kalıba giriyordum.

Bulundu yeni baştan!Ne? Sonsuz olanDenizdir karışanGüneşe.

Gönlüne kulak verSonsuz ruhum senYalnız geceye veAteşli güne rağmen.

Seçim meçimmis,Dayanışma falan! ..Boş ver bunlarıHaydi havalan...

Yok orda umutKurtuluş bir tek;Bekle bilimi,Ceza gelecek.

Yarını unutunuzAtlastan korlar.Görev olmalıBütün arzunuz.

Bulundu yeni baştan!Ne? - Sonsuz olan.Denizdir karışanGüneşe.

Temalar