Arif Nihat Asya

Başörtüsü

Ne demekmiş“Yasak! ”İşiniz mi kalmadıYapacak?

Ne diye karışırsınızSaçımıza-başımıza,Bizi oyuncağınız mı sandınızBakıp yaşımıza?

Sebebini anlatamayacağınızÇocukça bir devrin hevesindenKarşınızdaki en güzel portreleriMahrum ettiniz çerçevesinden!

Kim demiş, ki:“Başörtüsüydü o! ”Başımızın -renk renk-Süsüydü o!

Altında saçlarımız,Arkadan, ne hoş sarkardı;Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...Kimimizde, su olup akardı!

** *

Şu, bu nâmına “Yasak! ” demişBulundunuz, tezelden;Ne olurdu, anlasaydınız biraz da,Güzellikten, güzelden!

** *Siz, bizden değilsiniz,Tanımıyoruz hiç birinizi,Çekin başımızdanEllerinizi!

Bir gericilik tutturmuşsunuz;Gericilik değil, Türk'ün köy modasıdır bu...Üstelik, ninemizin başımızdaTaşıdığımız hatırasıdır bu!

Dediniz: “Çıkacak başınızdanBaşörtünüz! ”Alın -öyleyse- onunlaYüzünüzü örtünüz!