Tenha Şiirler
I
Dal kırıkbahçe talansularda yüzünhangi âh, hangi melâlyok şimdihayalsabahları boyayan kuşlar mıydısonsuz suskunluktan gayrı yıllaryıllar savrulmuş sanki sonbahardüştü yok şimdi hüzün ve aşkben bu duvarı ördüm yıktım ördümdur gece dur akşam dur sabahtak tak tak bu poyraz bu telâşyağmurla örtüşür gibiyiz akşamyüzün gökyüzün yıldızlaryüzün leylimbirlikteyiz işte hiç bitmiyor akşam
II
sürülmüş toprak kokuyorsunbiçilmiş çayırsöğütlüğü geçinceher yer çiğdem, gelincik ellerinbaktıkça açıyor yüzünbaktıkça bulutlar ve güneşserçeler karışıyor gülüşüne
Saat yok gölgemizde zamanve suyun uzayıp giden öyküsüsevmek kadar seni
III
Rüzgâr esiyor usuldanbir kiremit düşüyor sundurmadan bahçeyeelimin üstünde güneşbirkaç damla yağmur karışıyor içtiğim çayasonra bir bulut gemi gibi yanaşıyor masayaelele çıkıyoruz seninle güvertesine akşamın
İşte yıldızlar diyoruztüm çiçeklerin adını sayıyoruzbahçedeyiz yine masa aynı masabu kez saçların karışıyor sözesonra hiçbir şey olmamış gibitavukları yemliyorsun sabah sabah
IV
Taş atılmış su gibidalga dalga yüreğimbir abdalım, bir yabanımkıyında
Gemilere götür benimisafir kuşlar gibiyimmavilikteöyleucunda kirpiklerinin
Bir park korkuluğunatakılıp kalan güneş de yok artıkyağmur ince bir sızıbir gelir,bir gidersarı solgun resimlerde miyüzün
Hiç kuş uçmamışgök gibiyim karşında
V
Bir güz ağacıydınerguvan yapraklar düşürdünhüzündengeceler boyu akan çeşmelerki uzayıp gider ıslıklarıbıçkın ve karanfil kokulututtun en dar vaktinde durdun yolumun
Acının gurbeti yine acıdırsılası haniorda düşlere vakit yokturkavrulmuş dudaklardakalınca sarılmış tütün gibiyaşamın ve ekmeğin kahrıağır ağır çekilir
işte tarihi ellerimin
Yağmurdun
rüzgârdın
borandıngeldin ıssızlık yarım kaldıkuşlar alıştı penceremesaksıda çiçekler değiştiyüzü güldü duvarlarınkurulu bir saatti zamanboşandı birden akşamaynalarlambalar ve üveyiklerişte dünyalığı kalbiminçitin önünde yaman bir güneşgeldin gelişin en güzeldi
VI
yağmurlardan gelmek
a.
yağmurlardan geliyorsunupuzun gecelerdenay ışığına batmış üstün başınbir hasreti bölüşüyoruz şimditüm acıları bölüştüğümüz gibican erikleri boşaltıyorsun eteğindenzambaklarçocukluğumun giyilmemiş çamaşırları gibiannelerin arada bir açtığı hülya sandıklarıanıların kokusu var onlarda
boyuna susuyoruzdünyaya benzer bir şey büyüyor içimizdeçözemiyoruz nedenuzuyor uzuyor ellerinsaçların zaten sonsuzlukcan geliyor ağlamak gülmek geliyorağır ağır uyanıyor gövdembaharda bir toprak gibiyağmurlardan geliyorsuncanıma giriyorsunuçsuz bucaksız kokuyorsunyağmurlardan geliyorsun
b.
gül dökülüyor yüzündengülüşün gülleri bunlartutup koyamıyorum masayamasa iştearamızdaki sonsuz denizbir dalga hafiften kabarıyorbir el usulca uzanıyorbir bardak ansızın tuz buzdokunuşun gülleribir bulut yavaş yavaş açılıyorbirlikte aralıyoruz perdesini yağmurunipek bir mendili gezdirmek gibi yüzündearamızdan akıp gidiyor gün
sonra akşam geliyor ansızınakşam işte şu dehşetli karanfil“yarin dudağından getirilmiş”kokusu sarıyor öncesonra saçlarınsaçlarının rüzgârıbir serinlik ki sorma gitsinyüzüne dokunuyorumyıldızlar dökülüyor birdenyıldızlar hüzün ve karanfilakşam doluyor birden
c.
kapı çalınıyorkuru ekmeğiniz var mı diyor bir kadıngeçip gidiyor çünkü İskender degeçip gitmiş gibi sokaklarından akşamınbiraz gazyağı biraz is kokusu ve korkunçduvarlar ki tarihin durmadan yapıp yıktığıateşler akan iki aşk çeşmesiaç ve ilaç gibi yedikleri zehiriköpük ve akşamakşam ve köpükköpüklerden çöker gibi çatısı göğünparçalandı düş ve gerçekne tükenip bitmesi yıldızlarınne dağılan bilyası çocuklarınyalnız sundurmada yağmuru seyredentüyü dökülmüş bir serçeden kalmakumral bir bakış mıgözlerin en derin kederinde suların
su akmayınca eskirtarihe yalanın girmesi gibi öylebak yalnızlıklara dalıyorum işteen kalabalığına yalnızlıklarındört nala uçar gibi bir at düşlerimdendökük saçık bir zaman kalıyor geriyeoysamor bir şafaktasıncanım sevgilimgüvercinim
VII
şiirde; düşlerde kalan aşk gibigül de ölüdür şimdi; akşam yine en çoksensin; kandil ıssızlığında kalbin:gece bahçelerinde,bir kuşlar kaldıgüllere yanmaktan yorgun
seninle aramızda akan şiirdekan; tuttum günlerce: bir çölüyürüdüm: bir parça mavisonra seni göğü ve denizi buldumişte elimde çirkin bir balıkhep balık kalmış bir balıkkayan yıldıza takılmış: denizçekile çekile kendini doldurmuş
gül de ölüdür şimdibir aşiret heybesindekentte bir eskici dükkânındanerden düşmüşse düşmüşakşam gök ve deniz
VIII
cıvıltının en mavisini soluyançınarların ucundahışırtısını duyuyorum yükselen ayınduasını dağlarınişte çoğalan bir gök var şuracıktasesimi salıyorum yağmuragüvertesinde gecenindenizse en hoyrat atı bu saatlerinöptükçe gözlerindensevgilim güzel bir ateş yak bana