Ozan ve Ölüm
Ölümle başbaşa yürürken görüldü o,Korkmadan tırpanından.- Gene de kuleden kuleye güneşÇekiçler örste, örste, demirci ocaklarının örsünde.Konuşuyordu FedericoOkşayarak, ölümle. Ölüm dinliyordu onu.
"Daha dün mısralarımda can yoldaşım,Kuru avuçların şaklıyordu seninDaha dün mısralarımda,Daha dün kırağını verdin şarkımaVe ağlatı'ma gümüş tırpan keskinliğini,Seni şakıyacağım, sende artık kalmayan eti,Olmayan gözlerini,Rüzgârın dağıttığı saçlarını şakıyacağımO öpülen kırmızı dudaklarını...Ölüm, güzel çingenem, ölümümsün dün de bugün de,İçime çekerken Gırnata'nın havasını, Benim Gırnata'mın."
Yürürken görüldüler onlar...Bir mezar yontun bana dostlarımOzan içinTaştan ve düşten, -Elhamra'da,Suyun ağladığı bir çeşme üstüne,Sonsuza kadar desin o:Cinayet Gırnata'da işlendi! Onun Gırnata'sında!