Kuşları Siktir Et
gel geri dönelim dünyaya aşkla; kuşlargagalıyor üzüm salkımlarını; kuşlarkanatlarına, incecik parmaklarınakuşlar hepimize yabancısevmek bir başkasının yarasına dokunmaksakuşları siktir et! anne ol bana bu gecekaranlığa sürtünmeden usulca geç eşiğimdenkapıyı çalmana gerek yok, yumruklamanaomuz atmana gerek yok, sabretnasılsa bir serseri kurşun gelir bulur benibir bıçağa hasret karnım, yumuşak karnımve kanım dondurucu soğuğa gebesen sadece anne ol bana bu gece tuhaf bir türkü söyle erzincan yöresindeniçinde kuş olmayan, kan ve karanlıkkapı eşiği olmayan eğlenceli bir türkübakarsın eşlik ederim, bakarsın küserimne söylesem yalan olur, ne söylesem asılırımeski ahit yazıcısı kadar asık bir yüzleönemseme...sen sadece anne ol bana bu gece bir tren makas değiştiriyor kalbimdebir vapur yan yatarak eğleniyor denizlesanki iki sevgili Beşiktaş motor iskelesindekarşılaşmış gibi tuhaf bir his var, kırgınlık varsevinç de var aksi gibi içimdeyürürken çalılara sürtünüyorum sankielini tutarken üstünkörü bir dikengülün ömrünü kısaltıyor, gülün azmini, gülünzerre kadar yeri yok hayatımdasevmek sahiden bir başkasınınyarasını yalamaksa kuşları siktir etgülü siktir et, sen sadeceanne ol bana bu gece.