Alper Gencer

Kilid-i Devranda Derd-i Cananda

narmanlı aşık sümmani'nin "ervah-ı ezelde levh-i kalemde" adlı koşmasını okuyunca, toprağı bol ve allah'ın rahmeti üzerinde olsun, kendisine bir cevap vermek zorunda hissettim. bu cevabı da, van'da aşıkların piri olarak bilinen ve şahsıma aşıklık beraatini veren aşık çağlari'nin bana verdiği isim ile; yani "aşık ahi" olarak verdim. nefsimizden söylediysek af, pirimizden söylediysek kabul ola!

aşık sümmani'ye cevabımdır:

kilid-i devranda derd-i canandabu benim bahtımı çöle yazdılarademden evveli toparlanandabeni kamber gibi köle yazdılar

varmadık yokluğun bahanesinetalibiz kulluğun yek hanesinekimi döndü yezid avanesinebizi bir abanın altı yazdılar

ne’derler devletin diyanetindecan harab huseyn’in metanetindezalimin ahmed’e ihanetindeborcu sırtımıza hançer yazdılar

dünyayı yalancı belledik diyeçamuru ervahtan ayırdık diyeakılı gönülden yolladık diyesofralara bizi deli yazdılar

adalet bu mülkün şalı değildirsözleri aşığın malı değildirbahtımız vallahi kara değildirevimiz haydar’a komşu yazdılar

sadıklar gözetir seher yeliniarifler titretir gönül teliniazrail uzatır ölüm eliniölümü biz için yâre yazdılar

sümmani sorarsan kıraatimiçağlari’den aldım beraatimiaşıklar içinde kanaatimiahi deyip bir kenara yazdılar

Temalar