Dinmeyen
Sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsınuzatırım saçları, tırnakları, anlarıbeklesem büyür müsün sen çocuk?ırmaklar genişliyor, dallanıpbudaklanıyor ağaç…
Sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsıngizime bir ilmek daha atarım benböylece bir kakül iner o çıplak alınaalın o ki saçtan kırışmaz zerresikırışır seni beklemekle geçen zamanbelki hiçgelmezsin!
Sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsınbir yeti değil mi aradığımız ortak?yangınlara alışma(!) , eğimler seni bilsin(!)ilk tılsıma vurulmuşuz seninle ikimizyağmura şaşıyorum hala baksenelerdir yağıyor halbuki…