Ali Püsküllüoğlu

Ozanlama

Ben de yaşayıp öleceğim,Üstümde otlar bitecek;Ölüm gelip çatıncaSöyleyecek bir sözüm olacak;–Yaşadım!

İnsan ne yapar yaşarkenÇiçek mi yetiştirir, güvercin mibesler? Sorular mı sorar?Akdeniz'de bir yakamozmu olur?

Kefilim, diyor bir adam, geleceğinize.Acı bir şölen oluyor yaşamakBir çocuğun büyüyen gözlerinde.Sen gülümse, dağlar delinir, gün güzel olurYeter ki gülümse.

Ağlamak için sessizliği ve geceyi kollaAma gülümse hep,Nasıl gülümserse baharda ağaçlar;Ağlarken bile gülümse,Nasıl gülümserse kışın kar.

Tutmadıysan elinde sürülmüş toprağıBilmezsin güzelliğini;Mektup yazma git gör dostunuDaha güzeldir böylesi,Dost ve sürülmüş toprak, gül dalı.

Yatıyor orda, ölmemişAkan bir yılan da değil, genişBir bahçeye. Bir sincap daDeğil, yitip gitmişCeviz yaprakları içinde.

Ozan, o kendi külünden doğan yani,Soruyor işte:Ey sonu gelmez nedensiz sevinçNerden çıkıp geliyorsun böyleElin yüzün toz içinde?

Akdeniz'de bir yakamoz olsan daBir kırlangıç, portakal bahçelerinde uçanGüneşten sağılıp da şaraba dönüşürken üzümlerBasar gecelerini militan uykuYağmalar sarayını kuşlar.

Soru şu: Ölmüş sayılır mı ozan?

Temalar