Ali Püsküllüoğlu

Dicle

Giderdi yolda toz içindeİnsan mı belli değil çorak toprakta ağaç mı ya daBir düşte yaslı yorgunOlurla olmaz arasındaYollara dağlaraBir türkü gibi dağılırcaydıSu ırmak akarcaydıGelsin yeniden dağlarıma derceSulamıştı birazEllemişti toprağı parça parçaDuyumsamıştı her şeyiBilirle bilmez arasındaDağın aşkı aşk değilGülün gülü gül değilİpek örücüsü kılıç vurucusuSen sen ol sen değilceKent kaçkını sılasız yolcuBilinir ki yeniden yaşanmaz geçmiş söyle onaYorulmuş ayakta durmaktan ağaçUyumaz gibiydi uyurcaAğzında gül taşıyan bir ejderhaGözleri eski ev pencereleriKapalı açık yarı kapalıAçıkta kapalıcaToprak vermeyecekti istediğini kalmamıştıBorcu insana yüz bin yıllardırÇoğala çoğala derdi gele gele ağırÇekmez gibiydi çekerceYaşı belirsiz yaşlılar gibi duygulu görkemli güleçYürek öksüz sanır kendini bahçe çiçeksiz kuş göksüzEy ölüm ey ölüm ey sonsuz ölümDicle ulu bir sudur savruldu külüm Dicle’ye!

Temalar