Dicle
Giderdi yolda toz içindeİnsan mı belli değil çorak toprakta ağaç mı ya daBir düşte yaslı yorgunOlurla olmaz arasında
Yollara dağlaraBir türkü gibi dağılırcaydıSu ırmak akarcaydıGelsin yeniden dağlarıma derce
Sulamıştı birazEllemişti toprağı parça parçaDuyumsamıştı her şeyiBilirle bilmez arasında
Dağın aşkı aşk değilGülün gülü gül değilİpek örücüsü kılıç vurucusuSen sen ol sen değilce
Kent kaçkını sılasız yolcuBilinir ki yeniden yaşanmaz geçmiş söyle onaYorulmuş ayakta durmaktan ağaçUyumaz gibiydi uyurca
Ağzında gül taşıyan bir ejderhaGözleri eski ev pencereleriKapalı açık yarı kapalıAçıkta kapalıca
Toprak vermeyecekti istediğini kalmamıştıBorcu insana yüz bin yıllardırÇoğala çoğala derdi gele gele ağırÇekmez gibiydi çekerce
Yaşı belirsiz yaşlılar gibi duygulu görkemli güleçYürek öksüz sanır kendini bahçe çiçeksiz kuş göksüzEy ölüm ey ölüm ey sonsuz ölümDicle ulu bir sudur savruldu külüm Dicle’ye!
Favoriye eklemek, not almak ve koleksiyonlara kaydetmek için etkileşimli okumaya geçebilirsin.