Ali Püsküllüoğlu

Baba Yurdu Bir Dağ Köyü

Değirmenin yanı başında bir küçük ovaŞurada bir bahçe, ötede ceviz ağaçları, daha ötede çınarlarKavaklar çay boyuncaVe keçiler tırmanır Kocataş'ın oradaYa bir çitlembiğe ya bir andızaSeslenir YusufUzakta çok uzakta, bir kuş gibi görünen YusufSesi yankılanır koyakta

Balıklar, alabalıklar, pullu balıklarÇaydaSuları soğuk çaydaElimizi uzatır tutardık balıklarıKimi zaman da oltayla, zıpkınlaKoca Büğet'te yüzerdikAtlardık kayalardan sularaSular köpük köpük kalırdı

(Keğiş derdik o zamanlar ona, şimdi de öyle diyorlarAma balık kalmamış şimdiSuları da bir karış ya var ya yokDeğirmeni bile döndürmüyorDeğirmenin önündeki uzun kavakKesilmişVe dallarında sincaplar gezinen cevizÇeyiz sandığı olmuş)

Geceleri Ay doğardıVurdu mu şavkı koyağaAğaçlar masal ağacı olurYusufçuklar öterdiGecenin hüzünlü kuşlarıKarşı yamaçtaki komşularSilah atar Ay'a karşıÇocuklar ateş yakar

Çocukların yaktığı ateşteGölgeler uzar giderTa uzakta bir başka yamaçta Memet AliBir Karacaoğlan söylerAheyleDağlipin sesi gıcır gıcır gelirKendim Çavuş'un bahçesindenŞeftaliler çalınır

(Neye yarar bütün bunlarÇocukluk bir daha geçer mi eleNe gençlik ne yaşlılıkBaba yurdu bu dağ köyündeYaşanmış günleri getirir mi geriNerde YusufNerde FettahNerde Acem Ahmet, Memet Ali)

Avluk'un oralardaPürçek'in oralardaKale'nin, Çardak'ınKozalaklarından sakız topladığımız ağaçlarSuyundan içtiğimiz pınarlarBeni sırtından atan atArıkuşu gelmez şahin yokAbdallar konup göçmez yazılarında

AkifiyeBoynumda bir muskadırDeğirmendereNice yıllardan sonra bileToprak bir damdırBüğleğen'le, Adaca'yla, Gök Büğet'le birlikteKirazlarının, cevizlerinin, fındıklarınınTadı yaşar dilimde

(Gökyüzünde bir bulutNasıl giderse dağlara doğruİnsan nasıl düşerse yollara usulcaAnılar da öyleYol alır gönlümüzdeEskimez çocukluktaki düşlerİnsan eskise deDoğa eskise de)

Temalar