Ali Püsküllüoğlu

Albatros

Albatros, sana bu şarkiyi o kiyilardan getirdim hani öldügünçigdemlerin dünyamiza sökün ettigi o korkusuz baharda.Hani o gökyüzünün korkunç güzelligiyle şarkilar söyledigimizkoşup koşup da bir türlü ulaşamadigimiz o dünya.

Agladigimiz ya da küfrettigimiz ya da şişmanladigimizhani o güvercinlere o çaylaklara o bahçe dolusu karanfillere,hiçbir zaman bizim olmayacak taylar için sevindigimizdenizin ortasinda bitirdigimiz o kavgali günlerde.

Albatros, seni andikça koşu atlari gibi ürkegim öylehani o akşamlari düşünüyorum o hiç bitmeyecek geceleri,o aptalligimizi o sarişin kizlari o gelmeyecekhani ansizin bir köşe başinda rastlantilar gibi.

Albatros, seni biliyorum, ölüm akşamlarinin yalnizligisinkoltuguna alip bohçasini kaçan kizlarin sevgililerine benzer;hani o buz tutmuş denizlerin o buzullar çaginin o anlatimsizsevgiye de yakin kine de yaşama da yakin ölüme de derler

işte o günlerin, işte o kimsesizliklerin, işte o yenilgilerinaç bir saldirganlikla gece kapilarini zorlayan;hani al parmakli, hep düşlerimizde gördügümüz ama bilmedigimizama küçücük avuçlariyla bizi atlar gibi sulayan.

Albatros, bize güneşi sattilar, oysa bizim güneşimiz vardi eskidenhani o, daha çok, mevsimlerde soyunan yilanlar gibi olmaliydik;isteklerimiz yendi bizi, karaya vurduk/zonkluyor başimiz,bizden en son bir atilimdir akşamlari inen karanlik.

Savaşan ellerimiz bizim, pişmanliklara karşi ve kinlerekararmakta derilerimiz her gördügümüz gün en güzel şeyi.Hani çirkinligimizi söylesek ya koyu bir sikilganlikla;ama ezilmiş ellerimizi kime göstersek şimdi.

Albatros, kime göstersek şimdi yaralarimizi, korkunç ve irinliyumuk gözlerle al kisraklara dogru koşan atlarimiz gemsiz.Hani gecenin hangi saati bilinmez/kapilarimiz vurulur ya,bir ürperişle, kisik aydinlikta dururken tenha evimiz.

ey bir ürperişle gönlümüzü çelen, bizi yalnizligina götürensana bu şiiri denizin köpüklerinden alip getirdim,o kadar kötü de degil sevgiye ve yalnizliga siginişimalbatros, ölüm kuşum/kutsal çirkinligim benim.

Temalar