Ali Cengizkan

Bağımlı Şiir'den

IBütün gün kırlarında dolaştım yurdumunOynak tepelerinde, ayartıcı ovalarında.

Bütün gün kırlarında dolaştım seninBir avuç toprak arayarak, boş, serinOysa ne kadar anlamsız tarihsiz bir toprakTarihsiz bir ev, tarihsiz bir insan aramak,Bazı şairlerden sonra geçti artıkGeçti artık bazı şeyleri anlatamamak

İşte bir sürü bitki, adını bilmediğimKuzukulağı, devedikeni, ısırganlar yanındaSarı ve kızıl açan, bildiğim, görmediğimİnce gövde, narin yaprak, al dudakYere yalıcı, sarılıcı, gramofonKimbilir hangi derde deva

Bütün gün kırlarında dolaştım seninYaşamak bir yanımda aldı başını gittiBir yanımda besleyici ve yabanıl otlarBiryerlere bağladılar beni, adlarını bilmesem deKenetlenmişler ya ayrıkotları kadar sıkıBiryerlerde, biliyorum, bulabilirdim.

IIAkşam tütün dumanlarıyla inerdi soframızaVe biz, o çocuğu görürdük aramızda:

Nedir bağımsızlık, bağımlı olmak mıBir kuşun gülüşüne, bir kızın kanadına?Hazırlop bir ömür... Ben yokum buna.

Doğrudur, bir süre şöyle söylenebilir:Bağımlılıklardır bağımsızlığı oluşturan.Oysa küçük şeylerdir büyükleri yaratan.Hem kim bilebilir küçük yanlışlarıBüyümeden? ... Bir mesleğin seçimiElleri kansız bir katil yaratabilir,Bir yaşamın seçimidir, derim ben.Bir kızın seçimiBir oğulun seçimidir bir bakıma.

Bir süre bunlar söylenebilir, doğrudurAma hangi bağlamda? ... Şimdi sen ey şairBağımlısın şiire. Ama bağımsızsın daBağımlı şiir, dedin ona, köpeksi gülüşünleOysa biliyorsun; senden daha özgür:Seni astılar mı ölürsün, o yakılsa da kalır.Seni övseler, şımarırsın, o kendini korur.Seni sevseler, büyürsün, tek ayrıcalığın burda.Bağımlıdır şiir de, evet; insana.

Denizi düşün; bir oluşumdur, devinir.Bir bütündür, ama parçalanır dalgalandığındaYine de kuruduğu görülmemiştir ırmaklar gibiBir trajedidir onu besleyen ırmakların kuruması.Bir süreçtir, suyun tarihiyle eşanlamlı.Bir halktır, suyun tarihiyle eşanlamlı.Bir düşünce, suyun tarihiyle eşanlamlı.Bir damladır, okyanusun büyüklüğüyle özdeşEh biraz büyümüştür kısacası.

Yani küçük şeylerle gelindi bugüne.Küçük bankalarla, küçük bonolarla, küçük tahvillerleKüçük gayrimenkullerle gelindi bugüne.Küçük adamlar, küçük mülkler büyüdü birdenbireVe küçüldü ülke... Bu böyle bilinmeliŞimdinin bilinmesi yetmezOnu geleceğe yetiştirmeli:Küçük bağımlılıklarla gidilecek bağımsızlığaVe haykırıyorum işte: Yaşasın... Ülke!

Nedir bağımlılık, işte bir sözİşte bir urgan sıkıyor boğazımı.

Çocuklara koyun benim adımı

Gördüğünüz gibi yitirdik isimsiz kahramanımızıYarattığımız gibi yitirdik... ŞimdilerdeAkşam açlık kokularıyla iner sofralaraVe sokaklarda onlar dolaşıyor... Hâlâ.