Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Peygamber

Bir bahara kavuşturmak için ruhumuYalınayak dolaştım çöllerdeKalbim kızgın güneşte kavruldu.Ah! Altı kanatlı bir melekti beni bekleyenİki yolun buluştuğu o yerde.Gece gelen bir düş gibi, yumuşacıktıDokunuşu parmaklarının alnımaKaldırdı gözümün perdeleriniBir kartalın korkuyla açılan gözleri gibi.Kulaklarıma dokundu. Sesler, şarkılar doldular:Neler değildi ki duyduklarım:Göklerin ürperişi; denizaltında canavarlarınyüzüşü, cennette meleklerin kanat çırpışıuzak bir ağaçta dalların büyüyüşü…Derken, eğilerek yüzüme, sağ eliyleDilimi çekip kopardı ağzımdan;Söylediği yalanları, işlediği günahları.Yerine, baygın dudaklarımın arasındanbir yılanın alevli dişlerini taktı.Yarıp göğsümü kan lekeli bir kılıçlaTitreyen kalbimi söküp çıkardı.Ateş parçacıkları döküldü ellerindenEn derinlerine açık ağzımın,Bomboş çölde ölü gibi uzanırkenDuydum haykırışını Tanrı’nın:

“Kalk, ey peygamber, dinle söylediklerimiArtık benim dileğimle güçlendin.Aş uzak ülkeleri, uzak denizleriVe yansın insanların kalbinde sözlerin.”

Temalar