Akif Kurtuluş

Devlet Kaç Tazı Tut

halkın imlası taşarsa coğrafyadangeçer onlar iki yağmur damlasının arasındangöstererek devlete bütün zerafetini

belki de onlarbindir

bir çarşıda kendini kaybetmek gibi bir şey olur bukefyede buluşanların safrana karışması gibigövdeye bulaşan bir bedesten gibiorda yeşil, kandan alırken renginitarihin biçimine bürünür güneş

kim güvenir peki tariheiki kaşın arası varsayolunu bulmak için

ateşi savunmak yetiyorsaavuçta gül ezip göğe fırlatmak neye yarartenimizi yeniden tanımlamaktan başka

hayatın diyorduk, geçen gün laf arasındahiçbir erdemi kalmadı gözümüzden kaçıracaktattık hepsini, imzalar attık, gazetelere ilanlar verdiksaftirik demişti muhaliflerimiz son genel kurulda bizehalbuki komedyen taklidi yapıyordukbozuk terazi kullandıkmelankoliyle coşku arasındaki dengeyi bozmamak içinbizden artan nevroz onlara da yaradıdüzmüş oldular sonunda bütün eksiklerini

o gün birisi ateşkes demişti;bu kadar kısa sürmesebelki de iyi bir çizgi film yapardık kardugh'lardanaraya reklam girinceölülerimizi toplar, kaşla göz arasında gömerdiklan yavşak!derdik film başlayınca kaldığı yerdendeğil mi ki bizi her kavşakta polisle korkuttularoğlumuzun kirvesi de emniyet amiri olsuninsan olan sırf bu inada bağışlardıen iyi yardımcı oyuncu ödülünü

kimse ben oynarken elime konuşmasınbiz tarihe tanıklık etmek için ifade vermeye geldikbaş başaltı müselles, kapış serbest'te sıramızı savdıkruhumuz her ne kadar esas duruştaysa davicdanımız rahatbütün geçiş noktalarında şövalye muamelesi gördükhalbuki kavalyeyiz: çünkü hiçbir yere ' damsız girilmez 'hayatın bizden sakınacağı bir anlam da kalmadı nasılsaöğrendi çocuklar kirpinin sırrınıbütün savunması üstüne işeyinceye kadarmışdemek bu kadar saldırgan olmamız boşuna değilhem artık herkesin bir evtimsahı vargözyaşımızla sindirim sistemimiz arasındakio tuhaf macerayı izlemek kolay oluyorne sürüngenlere hakaret ediyoruzne de erkekliğimize dokunuyor sulugözlerimizsavcılar saygın bulmasa da gayretimiz var en azındankavakların hangi yolla çiftleştiğini anlamayahayber kalesi içinde kaçak yapılaşmaya yok mu bir durdiyecekvar!

peki kan kalesi mukimlerine tapu dağıtmak içintörene ne gerek varyavrucuğum, bizim üç oda bir salon evimizdavetsiz misafirlere monitörden kim o demeye mecalimiz varmedeni cesaretimiz var: onlar burdan taşınalı çok oldutıkırtıya duyarlı bant kaydımız var bizim yerimize zıvanadançıkanhanım çabuk silahımı getir! ince, koskoca hırsızlarnasıl tırsıyorterminalden havaya fırlatılan en büyük asker içinyeri geldiğinde bükerek sustuğumuzvücut isterse davula gön yaptığımız bir kalbimiz:bundan bir bumerang öyküsü çıkaracakiyi edebiyatçılarımız var

orda şimdi

şırnak: kırbaç: şırraak!

hoh hoh hosaybiniki üç daha fazla katliam

var

bir kulp var ayrılığa takacakhaydi şimdi hep bir ağızdan:

devlet kaç tazı tut!