Akif Kurtuluş

Akik

baldırların izin verse, yavru bir köpek gibi koyardım patilerimigöz koyan incidir ama, gözümü alan sedef kadardır sadakatimacıydı vefanın peşinatı, taksidi kırgınlık, ödedim bittibakiyesi nezaket, hoyrat bir ihanetin bedeli inciyse def oluruminciden kovulmuş bir aşk bu, boynu yadırgar sedefibu kolyenin tam ortasında kan içinde kalmış kalbimbir sedefkarın elleri gibi dingin, inci avcısı gibi sinsiartık ben batık bir geminin bordasında istiridyeyimkabuğumdan biri sedef döker, kakmakta öbürü inciyikopkoyuldum, musahhihin gözünden kaçarsa akikimkıradım kendimden menkul, zaten kendikuyum'cuyumdefse bu, hala aklımda kuyuya atılan incinin sesiizledim nefret beslediniz, oynadım şirret buldumbendeki maharet hepinizin nazarına değdişu ayaklarımdaki zincir, birinci sedef, birse defincin'olur birisi gömsün bu cesedibaşımda rakı içelim, şımaralım, ağlayalım(Ankara, Haziran 1998)