Akgün Akova

Yasemin

çimenlerin içinde bekledim seni sırtı dikenli bir böcek gibiorkidelerin arasında, kara nanelerin, fesleğenlerin,kardelenlerin köklerindeve yapraklarındaarıların ayak izlerini taşıyan gelinciklerinsonra Yasemin, güzelim senin son yaprağın aşktıaşktı aralık kapılara anlattığınçıkıp gitmelerin aşktıaşktı dönüp gelmelerinsonra Yasemin güzelimlikenli kayaların üzerine adını yazdımve okuma yazma öğrettim kertenkeleleresersem gibiydiler, yeni uyanmışlardı kış uykularındansarı saçlarından söz edince onlara,ilkbahardan dayak yedimçünkü hem annen hem de babandı ilkbaharallahtan arkadaşım yaz vardı, çok yakındaydıgeldi beni kurtardıyaşadığın bütüne vleri gezdim bir bir o yaz,ebene teşekkür ettim doğduğun evin bahçesinde'bir zeytin dalına benziyordu elime aldığımdasonra birden bir çiçeğe dönüşüverdi'dedi ve sordu;'yeniden zeytin dalı mı oldu yoksa? 'sonra Yasemin güzelimtaşbebeğine yeni elbiseler giydirdimahşabını kokladım merdivenlerinde bakıştığımız evinve bir avuç yem bıraktım havuzun yanına rdıç kuşalrı içinsonra Yasemin, güzelimkendimi de bıraktım ordayitirdiğimve yitireceğim bütün kadınlar için

sonra Yasemin, güzelim, senin son yaprağın aşktıaşktı uçmak konmakvarmak ve dönmek aşktımemelerinin arasındanbulutlara tırmananbir çocuk olarak duruyor aşkbugün bilebelleğimde