Akgün Akova

Yalnızca Kanatlarına Güven

aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilimsırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen tozbir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibiistemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güvenkendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşamve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırkençökerken altımızdaki merdivenler sevgilim yalnızca kanatlarına güvensevdalılar bilir bir kuş yağmurudur ilkbaharsevmeyi beceremeyenlerin koyduğu yasaklar çözülüp gider çocuk gölgelerinde yazınve ağzımızın içinde dağılır aşk sapsarı bir şeker gibi erirken sonbaharbitmeyen bir kıştan söz açılırsa sevgilim sevgilim yalnızca kanatlarına güvenelimi uzattığımda sana gemileri göstermek içindümende kan kokusuyla bayılmış bir kaptanateşin yüreğine sürüklenen bir ülke ufuktave çekirge sürüleri yolcu bavullarından çıkan sevgilim dökülürken tüylerisavaş uçaklarına çarpan güvercinlerinher gün değişen atlasların içinde tara saçlarını ve yalnızca kanatlarına güvengötürürlerse bir gün beni ellerim iplerle bağlışiirlerimin bilmediği yerlere ve hiç kimseninalnımdan fırlayacak göçmen bir kuş gibi dur dünyanın paslanmış sırtındave bensizliğe havalanırken korkma sevgilim sevgilim yalnızca kanatlarına güven

Temalar