Sevdiğim Kadın Adları Gibi 17/ Duygu
seni kimse anlamıyor Duyguyıkandığın su, yürüdüğün yol, omuzunda gezinen melekşemsiyende sayı saymayı öğrenen yağmursarmaşık gibi yüzüne sarılan ayna
seni kimse anlamıyor Duygubinicisiz atlar, yeleli gece, elini altına soktuğun yastıkhep başkalarının sevdiği şarkıları çalan radyolarkırmızı şarap gibi alnında gezinen ateş
seni kimse anlamıyor Duygudenizdeki şişe, şişedeki mektup, mektuptaki söztuttuğun günlüğe düşen gölgekuruttuğun çiçeklerden uçup giden koku
seni kimse anlamıyor Duygukırılan bardak, taşan süt, eteğine sıçrayan çamuryorgunlukta başını dayadığın omuzrüzgarın getirip pencerenin önüne bıraktığı kuştüyü
seni kimse anlamıyor Duyguyıldırım aşkları, boşanma davaları, evine dönen yolcuaşkını Portofino mu Mortofino mu, neyse işte öylebir yerlerde bulduğunu şarkısında anlatan adamve mırıldananyalnızca mırıldanan kalabalıklar kentin iç organlarında
seni kimse anlamıyor Duyguyaşını başını aldığı halde neden teyze olmadığını kimseninbilmediği Güzin Ablabilginin kurutulacak bir çamaşır olduğunu sanan okulbir terliksi hayvan olduğunuve tek hücreli canlılar gibi bölünerek çoğaldığını düşünen devlet
seni kimse anlamıyor Duyguayın arkada kalan karanlık yüzüaşkın sana bakan yaralı yüzüve kayarlarken dilek tuttuğun yıldızlar
“Birisi çıkıpyalnızcabeni benolduğum içinsevsinTanrım!Amageç olmadan,olur mu? ”