Akgün Akova

Sevdiğim Kadın Adları Gibi / 14

Bernasonra gittik bir kır kahvesine oturdukbizimmiş gibi bütün güneşlerbahçelere gelincik döşüyordu ilkbahartakmış baca temizleyicilerini kolunaçay bardaklarına değirdik yenilemek için dudaklarımızıeski aşklarımızdan söz ettik, yitik kuş seslerindenkapının yanında bekleyen bavullardan"kanatlara inanmak için çok geç," dedin"bu kadar kırılıp dökülmüşken yatak odaları,hızla soğuyan bir çorbaya benziyor yaşam,bazı geceler zamanın kokusunu duyuyorumbirden uyandığımdabazı sabahlar ayın çatladığını,yalnızlığın bembeyaz gözleri varçalar saatimin üstünde uyuyor şimdigörülmeyen bir düş gibi"

sözden çok yazıyı sevdiğin içinkendimi şiir bilip sustumve yeniden okudumkarda koşan atların sırtındadolaştırdığın sözcükleri:"Eşyalarım yerleştirilmişti otobüse,yolcular yerlerini çoktan almıştı.Uğurlamaya gelen güzel insanlarla dakonuşmuyorduk o sırada,bir sondu yaşadığımız an.Bense seni bekliyordum;bir yaşama, bir kente ve hepinize veda ederkenen çok seninle kucaklaştığımdaanlayacağımı biliyordum,geri dönüşsüz bir yolculuğa çıktığımı.Gözyaşlarımı bekliyordu, şimdi değildi sırası,biraz sonraydı.Oturduğum koltuktan, akıp giden görüntülerinuzaklığındayüzümün anlamlarının yitip gittiğiniseziyordum.Sevgiliye duyulan özlem kadar büyüktüseninle vedalaşmaya duyduğum da.Gelmedin, bilmeliydim...Ben de gelemezdim.O günden sonra, söz verdiğin mektubu bekler oldum,boşluğunu doldursun diye;yazmadın."

mektup dağıtan bir postacıya rastladıktan sonragittik bir kır kahvesine oturdukbizimmiş gibi bütün kuşlu zarflarkırıklarla dolu olsa da kanatlar sevgili Bernayeniden uçmak için küçük bir rüzgâr yeterve fısıldar bize ilkbahar

yürekten yüreğe savrulan bir çiçektozudur aşk

Temalar