Ağzında Girit Yasemini
senin ülkende cüceler vardı boyları hüzünden kısalandonmuş gözyaşlarıkurumuş otlarve adını anımsamadığım bir sürü hüzünlü şey vardıhüzün programlanmıştı bilgisayarlara bilebabanın bir beyin cerrahının tamir çantası olduğusöylentisine gelincebence kuru iftiraama yukarılık kompleksini kimden kaptığı bilinmiyorannense bir şişenin içinde batık gemileribekleyip durmuş yıllarcakiralık kardanadamlarla çıkmış küf rengi yolculuklarave kadınlar hamamında ayyaş bir ayı gibi bayıldığı günseni doğurmuş hiç yokken sen hesaptaa benim caretta carettama benim yürek vuruğumbuna da şükürçünkübir yılkı atı gibibırakmışlar seni çocuk çocuk suluboya çıkmaz sokaktakeyiflerine bakmışlar gelsin eğlence gitsin ça ça ça
sen küçücükmüşsüninsanlara bakmışsın bakmışsın her yan sönük yıldızlar ormanıbir şeyleri sevmek istemişsin alışırken dünyayadişlerini göstermişlerkırmışlar termometreniinsan insanın kurduymuş brekesekağıdına sarmışlar seninarbülbülün kafese ayçiçeğin çöplüğebir duvarın sıvası gibi dökülürken bana rastlamışsındur demişsin dur hadi dur yaşamım sil baştanben demişim
'severim severim sevmesine de senieski bir hüzünledurmadan büyür içimde bir Girit yasemini'
yaklaşmışımve deniz atmışım dudaklarımla dudaklarına