Ahmet Telli

Bir Coğrafyanın Tetik Boşluğunda

1/ HECELERKEN ÖMRÜMÜ

Ömrümün hangi hecesine baksamUzadıkça uzayan bozkır yalnızlığıVe duman rengi kasabalar ki senOkunaksız mektuplar da diyebilirsinSesini yitirmiş bu gergin coğrafyaya

Sözlerin eksilip eskidiği bu gri atlasKaranlık bir vadiye akıyor, bütünIşıkları söndürülürken belleğiminVe sen kurtarabilirsin beni ancakUnutmanın bu vahşi saldırısından

Alnımı okşa dağıt alışkanlığımıBelki sümbül serinliği olur yeniden

Çocukluğumun elinden tutanmasalcımdın benim, göğsüneyaslanıp gecelerce dinlediğimDinlediğim ve kederini nehrinKızıl kahve toprağına benzettiğim

Bana öyle geldi ki her çiçekVe her kuş su içmek istiyorSesinin gözesinden bu baharBense bir çiy damlasıyımDudaklarının ışkın kokusunda

Ellerin diyorum, Berçelan YaylasıYahut Munzur tedirginliği şimdi

Esirgedik kendimizi mutluluğunSığ sularından ki aslında uzunBir öyküye benziyor en kısa ömürKayıp yıllarımızın uçurumundaysaAy doğardı ve biz susardık seninle

Susardık, Munzur anlatırdı aşiretTöresinden dağ geleneği yarattığınıSonra arkadaşlarımız gelir konukOlmazlardı ayrılıklara ki ay o vakitBir göçebe çadırıydı Sümbül Dağı’nda

Zap Suyu ise telkari bir kemer olupSarılırdı Kürt kızlarının beline

Kalbim dedim sonra, aşk daBozkırdaki yangınlar misaliYeşerse de arsız otlar yenidenNe dağların eflatun ufku ne deKırlangıçların esmerliği görülür

Ki her ömrün ezberindedirBu hecenin bütün harfleriEprimiş anılar kalıyor gerideBir de ceylanların ürkekSıçrayışları tetik boşluğunda

Ve unutuluyor işte bu kadarÇok sevilmişse sevilenin adı

Temalar