Bulutların Geçtiği Akşam
bakırcılar çarşısına kar yağıyorduuzun bir yolculuğun hüznünü giyinmiş yüzümleakşamı kuşanan bir kente giriyordumdenizin sesinde eriyordu martı çığlıklarıyorgun ağaçlar bulvarında telaşlı anneler vardı.
yaşlı bir çınar yaslanıyordu bedestenin duvarınatarihi kucaklayıp getiriyordu bu sinema afişibilekleri bağlı bir çocuğu götürüyordu jandarmalarsüzülen bir ışığın ardına takılan düşlerimbir babanın yorgunluğunu alıyordu sedirdeki masadan.
buldum izini pilli bir radyonun tozlarında İstanbul şarkılarıkirazın yapraklarından kuzeyli bulutların geçtiği akşambir kanaryanın sesi yansıdı gramofonaköpük köpük suların çağları deldiği yerdenbir anne geceyi emzirdi bir masala dayayarak göğsünü.
bir ada mıydık neydik kendi denizimizin ortasındagöçer kuşların uzun soluklarını bıraktığı ormanalnımızın çizgileri karışır toprağın suya hasret yüzüneeteklerine tırmanırız bir kadının anılarına yol alarakbir rüzgarın ardı sıra akarız çekiç seslerine karışarak.
Milliyet Sanat 1 Ağustos 2000 sayısı