Ahmet Güntan

İlk Kan

Deniz kıyısında koşuyordumBirden ormanın içine girdiğimi farkettimŞimşek çaktı, gök gürledi, yağmur başladıOrmanda yapayalnızdım“Ne kadar somut şiirler yazıyorum” diye sevindimOrmanı, şimşeği ve yağmuru yazmıştımKaplansa içerilerde bir yerdeydiŞimdi onlar gerçektilerŞimdi benim yazdığım gibiydilerBulutların arasından çıkan pembe bir ışık, denizingökle birleştiği yerde pembe bir çizgiçiziyordu“Ufukta pembe bir çizgi vardı” diye yazabilirim benBu cümlenin bu kadar somut olduğunu kim bilebilir?Evet, somut şiirler yazıyorum ben, siz bilebilir misiniz?“Bir zamanlar bir Romy vardı” desem, “Ufukta pembe birÇizgi vardı” anlar mısınız?Ya da “Âşık ya da başka bir şey olmak”desem,“başka bir şey olmak” nedir bilebilir misiniz?Bunu benim için yapar mısınız?Çünkü ben “Bu şiir Romy´yi anlatmıyor” derseniz,sevinerek “Bu şiir Romy´yi anlatıyor” anlayacağımRomy de “Unutamıyorum, ama yaşamak istiyorum” demişti,Bunun apaçık “Unutamamak ölüm demektir” olduğunuKim anladı?Siz anladınız mı?“Gitme kal” diyemedik sana Romy, ama gitme kal” dedinizmi?Bir zamanlar Romy vardıEvet, somut şiirler yazıyorum ben, siz de bok yiyin!