Satranç Dede
Yalnızlığın satranç dedesi ölmüş
İşte tutuyorum bir acıyı elimdeYırtığı yamanmıyor birkaç satırın
Meğer piyonların boynu bükülmüşYemekten içmekten kesilmiş fillerYılkısı çoğalmış mağrur atlarınŞahla vezir birbirine düşmüşKalesi yıkılmış matlaşmış hayatın
Takati yetmemiş son hamleyeBir kıl kopmuş zamanın sakalındanBoşluğunda bir gül gibi süzülmüşHoyrat yalınkılıç girmiş bahçeye
-Çardak bir sevinçmiş en azındanCebinde taşırmış merhabasınıBalkon dağıtırmış gelip geçeneŞaşı aynalarda son kez taranmışTarçın süzmüş çay demlemiş öksürmüşAkşam güneşini oturtmuş dizine-
Yalnızlığın satranç dedesi ölmüş
Ben de Bülent'in yalancısıyımArdından göçürmüş avlusunuİda dağı höykürmüş körfezineBir rüzgar indirmiş iri kıyımCan tozarmış söz kalırmış kime neVarın Bülent'e anlatın bunu
Kavram Karmaşa Dergisi Mayıs-Haziran 2002 sayısı