O! ...
odur üç gül üç köpük yaza uzanırkim bilir nereden gelir ne kadar kalırgelin ağlatma havasını başlatırkederi zurnanın ucundadıroradadır gül de gül köpüğü dekırık bir hüzündür hem gülerhem ağlarbir geyiktir dağlarda ince uzunbacakları gezer bahçelerde, iz bırakırkışın karda, kar gibi yağar...odur kara taşa yazılı ince yazıodur gelinlerin duvağıodur mahzun bakan gözodur kalbine sokulan hançerodur kanatlarını tutuşturan ateşüç gül köpüğüdür okırılgandır çıdamdır sevgisi kutluduraçılıverir dağlar sürgünden çıkagelireşyaya dokunsa acısı tazeleniröfkesi kar gibi eriryola çıkan birini andırır yalnızlığıhiçliğe bırakılmışlığın rüzgârını estirirodur çiçek tozu rüzgârla serpilengül bahçelerinden sokaklara bulvarlaraodur ipek kar beyazı gecelerdeyataklardan kayan ve yayılan dünyayaipeğin sesidir o, gülün köpüğü-ya siz kimlersiniz?