Ahmet Ada

Kanto XXV

I

Pars kılıçtan bir şimşekAlıp gidiyor kuytularaCam buğusu bahçenin köşesineGizliyor sessizce ayak izlerini

II

“Susalım, burası ölü eviBir hiç uğruna öldü dediler

Ne kadar yaşardı kiBir kadastro memuru tozlu defterler arasındaDenize bakarak öğle vakitleriNe kadar yaşardı ki böyle

Onun muydu bu saç kurutma makinesiBu cep telefonu? Susalım dediler.Dışarıda nasılsa bir kuş ötüyorAcısına yürüyor içeride oğlu

Tan vakti göğsüne bir bıçak koyupÜstünü çarşafla örttüler

Susalım dedilerNe çıkar susmaktan”

III

Pars gök rengini solduran güçGizliyor parçalanmış ağzını rüzgârdan