Kanto XXII
Üç deniz için ışığını yakıyor yıldızlarBir ılgım Marakeş, üstümüzde parçalanmış ayBir görünüp bir yitiyor; usulcaDüşüyor satıcıların fenerinin üstüne
Keşfedilmemiş söze ışığın kanatları düşüyorKeşfedilmemiş şiire ıslığın aldanışıAma biz buradayız KevserYa onlar nerede? Biz sıkıntıdanSicimlere tutunuyoruz ay yükselirkenElimizde çağın tılsımlı mumuElimizde çağın kof kibriFırlatıp atıyoruz insanca olmayan her şeyiMutsuzluktan bunaltan denize
Boşalan yağmurlarız, su kenarlarında sazBirkaç kişiyiz Ayşe Celâl VeyselKonuşurken hüzün anıtları devriliyorDünyanın bütün meydanlarında
Gök Marakeş’te bir çalgı üstümüzdeKeman sesi cam göbeği gökte yankılanıyorKeman sesi gümüş bir su buradaBurada oturuyoruz dünyanın kıyısındaPortakal suyu içiyoruz“Ölüm sorununu çözmedikten sonraNeye yarar varlığımız? ” diyor Celâl.Saati gösteriyor ayın direği.Pars kapıda.
Gök Marakeş’te bir çalgı üstümüzdeFas tılsımlı bir kobra