Kanto XLVII
Öyle derinlere cam kırığı mavisi denizeÖyle derinlere içinde boğulduğum keder nehirlerineÖyle derinlere içinde boğulduğum ezik gözlerineÖyle derinlere eski kulelerin gölgelerineÖyle derinlere yağmurun sonsuzluk ülkesineÖyle derinlere ormanın kokusuna alevineÖyle derinlere denizin anahtarını yitirdiğim yereÖyle derinlere gök gürültüsünün can çekişmesineÖyle derinlere kumun çöle söylediklerineÖyle derinlere kayanın yalnızlık kalesineÖyle derinlere yaban kazlarının indiği suların eşiklerineÖyle derinlere dünyasal kulübenin arka bahçesineÖyle derinlere çatının direğine düşen güneşeÖyle derinlere ruhumun yıkandığı çisentilereÖyle derinlere kırk canım olup kırkının inceliklerineÖyle derinlere kar yağan nilüferlereÖyle derinlere ‘iyi geceler’ diyen sümbüllereÖyle derinlere unutkan belleğin köklerineÖyle derinlere dağların dumanlı kömürüneÖyle derinlere tozlu ağaçların yürüyüşlerineÖyle derinlere kıyısız gemilerin serenlerineÖyle derinlere rüzgârın biçtiği kuş gölgelerineÖyle derinlere çın çın yalnızlık sirenlerineÖyle derinlere dere yatağına usulca düşen gözlereÖyle derinlere gözyaşı çelenklerineÖyle derinlere bir melodinin tam merkezineÖyle derinlere kuşlarla dolu sokakların ikindilerineÖyle derinlere doludizgin korna seslerineÖyle derinlere küllerinden doğan sözcükler denizineGömün beni gömün beni taşın yüreğine