Kanto XIV
Bazen daha fazlayım kendimeAğaçlara kuşlara göreDalınca sözcükler denizineCebimden her gün nergisler çıkarırım
Upuzun ağaçlardır Zaman, dipte,Bütün gece daldım sözcükler denizineIşıktanmış dikey yüzen balıkSuda parıldayan günebakan tarlaları
Düş kuyusu deniz vardı gemiler vardı çiçekliBütün gece yağmurun yalımı vardı yüzümdeBütün gece yağmurun ışığındanmışYoksul ağacın yıkanan kolları
Gölgelerden fışkıran ışıktanmış kollarıAğaca düğümlenmiş suları getirdimYer aç bu arılığa, yabanıl suçsuzluğaGöğün konuşkan madenini getirdim
Keman sesli kenti, ayçiçeği damlı evleriParlayan iğneleri, bozuk günleriBırakıp geldim acısında tuzuDeniz bahçeleri getirdim derinlerden
Sokaklar örümcek ağı sular kanlıGeç mi kaldım geldim işte Kevserİçimdeki hüzün anıtlarını yatıştırdımBuğulanıp taşan göğü getirdim